YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6325
KARAR NO : 2011/10586
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.11.2008 gününde verilen dilekçe ile 10.11.1992 tarihli sözleşmeye dayalı olarak ödenmeyen 2007 yılı maden arama katkı payı ve buluculuk … alacağı istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile duruşmasız temyizi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.09.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av…. … ile karşı taraftan davacı vekili Av…. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 10.11.1992 günlü rödövans sözleşmesi uyarınca ödenmeyen 2007 yılı maden arama katkı payı 118.712,21 TL asıl alacak ve gecikme faizi 19.053,31 TL olmak üzere 137.765,52 TL ile buluculuk … alacağı 23.742,44 TL asıl alacak ve gecikme faizi 2.190,24 TL olmak üzere 25.932,68 TL toplamı 163.698,20 TL alacağın, asıl alacaklara 31.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 118.712,21 TL maden arama katkı payı alacağının işlemiş faizi 18.704,49 TL ile birlikte 137.416,70 TL ve buluculuk bedeli asıl alacağı 23.742,67 TL’nin işlemiş faizi 2.142,67 TL ile birlikte 25.885,11 TL olmak üzere toplam 163.301,81 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 118.712,21 TL ve 23.742,67 TL asıl alacaklara 31.10.2008 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davalı şirket vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm, davalının vekilinin ise yargılama aşamasında ileri sürmediği hususlar temyiz incelemesi sırasında nazara alınamayacağından maden arama katkı payı alacağı yönünden temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin buluculuk … alacağı yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle dava konusu yapılan “Maden Buluculuk …” kavramı üzerinde durulması gerekmektedir.
05.06.2004 tarihli ve 5177 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce 3213 sayılı Maden Kanununun 15. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri “… her Türk vatandaşının daha evvel tespit edilmemiş bir maden zuhurunu yürürlükte bulunan bir arama ve ön işletme ruhsat sahasında olmamak üzere cins, yer ve ebadı ile birlikte daireye bildirmesi ile ihbar … doğar, ruhsat sahibi arama, ön işletme ruhsatları sürelerinde faaliyet raporu ile zuhurunu bildirdiği madenlerin de bulucusu sayılır” şeklindedir. Bu hüküm 05.06.2004 tarihli ve 5177 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra “Ruhsat sahibi arama ve/veya işletme ruhsatı süresince hazırlanan teknik raporlar ile görünür rezerv olarak bildirdiği madenlerin bulucusu sayılır. Bu … talep eden ruhsat sahibine buluculuk belgesi verilir. Buluculuğa konu madenin bulucusu dışında bir başkası tarafından işletilmesi halinde bu alanda üretilen maden için tahakkuk eden buluculuk … her yıl Haziran ayı sonuna kadar bu alanda üretim yapan kişiler tarafından hak sahibine ödenir. Buluculuk … yıllık ocakbaşı satış tutarının %1’dir” şeklini almıştır.
3213 sayılı Maden Kanununun değişiklikten önceki 15. maddesinde yer alan “zuhuru bildirilen maden” sözcüğü 5177 sayılı Kanunla yapılan değişiklikte “görünür rezerv olarak bildirilen maden” olarak ifade edilmiştir. O halde buluculuk … sahibinin buluculuk … olarak isteyebileceği %1 oranındaki pay görünür rezervin yıllık ocakbaşı satış tutarıdır. Nitekim bu husus 03.02.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 68. ve 69. maddelerinde ve bu yönetmeliği yürürlükten kaldıran 06.11.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin 78. ve 79. maddelerinde açıkça vurgulanmıştır. Buluculuk belgesi sahibi olan davacı 05.07.1991 tarihli maden bulucu belgesinde görünür rezervi 4.900.000 ton olarak bildirdiğinden, alacağı buluculuk … payı bu miktarla sınırlıdır. Mahkemenin davalı tarafından görünür rezerv miktarı kadar davacıya buluculuk … alacağı ödeyip ödemediği tespit edilmeden, davacının işletmenin devam ettiği sürece buluculuk … alacağı talebe yetkisi varmış gibi buluculuk … payı isteminin yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluna davacının buluculuk hakkından kaynaklanan alacağını maden buluculuk belgesinde belirtilen görünür rezervle sınırlı olarak hesaplatmak, bu miktar rezerv için buluculuk … ödenmiş ise bu kalem istek hakkındaki davayı reddetmek, aksi halde sonucuna uygun bir karar vermek olmalıdır.
Bütün bu yönler bir yana bırakılmak suretiyle bilirkişi raporları ile bağlı kalınarak buluculuk … alacağı yönünden davanın yazılı şekilde kabulü doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi