Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/6369 E. 2011/8274 K. 23.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6369
KARAR NO : 2011/8274
KARAR TARİHİ : 23.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar, arasındaki tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 31.12.2010 gün ve 2010/12035-13401 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı Hazine tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmış, mahkemece davacı Hazine’nin ölü … mirasçılarına karşı açtığı davada yasa değişikliği dikkate alınarak hesaplanan bedel depo ettirilerek davanın reddine karar verilmiş, davacı Hazine’nin temyizi üzerine Dairemizin 03.12.2010 tarih 2010/12035-13401 Esas ve Karar sayılı ilamı ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle on yıllık hakdüşürücü sürenin geçmiş olmasından dolayı davanın reddi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Davacı Hazine, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Bu kez yapılan incelemede; mahkemenin dava konusu taşınmazın hesaplanan bedelinin davalı tarafından depo edilmesi üzerine davacı Hazine’nin davasından yasa gereği vazgeçmiş sayıldığından davanın reddine şeklindeki hükmünü, davacının temyiz ettiği görülmüştür. Taraflardan birinin temyiz etmiş olduğu hüküm, temyiz eden tarafın aleyhine bozulamaz. Buna aleyhe bozma yasağı denir. Ancak, zuhule dayalı olarak kararı temyiz eden davacı aleyhine hak düşürücü süreden kararın bozulduğu anlaşıldığından, zuhule dayalı Dairemizin 03.12.2010 tarih 2010/12035-13401 Esas ve Karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılmasına;
Mahkemenin, davanın reddine yönündeki hükmünün ise;
Uyuşmazlık konusu taşınmazın imar planı içerisinde bulunduğu ve üzerinde bina yapılmak suretiyle tasarruf edildiği toplanan deliller ile sabittir. 4342 sayılı yasaya 5178 sayılı yasanın 5. maddesi, 5334 sayılı yasanın 1. maddesi ile eklenen geçici 3. maddenin ikinci fıkrası hükmünce “gerçek ya da özel hukuk kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydı ile vazgeçilir.” hükmü getirilmiştir. Bu madde hükmü somut olaya ilişkin bir hükümdür. Diğer bir anlatımla, somut olay bu madde hükmünün uygulanmasını gerekli kılar vaziyettedir. Sözü edilen hükme uygun biçimde rayiç bedel belirlenmiş olup bu bedelin Hazineye ödenmesi koşulu ile hüküm fıkrasının “Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına” sözcükleri ile düzenlenmesi gerekir. Ayrıca, hüküm fıkrasında “depo edilen bedelin karar kesinleşince Hazineye ödenmesine” sözcükleride yer alacak şekilde şekillendirilmesi infazı kolaylaştırır nitelikte olacağından hüküm bölümünün yukarıya anılan biçimi ile formatlanması yasa koyucunun amacına daha uygun düşer. Belirtilen yönler bozma nedeni ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine’nin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 03.12.2010 tarih 2010/12035-13401 esas ve karar sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün 1.bendinde yazılı “davacının davasının reddine” sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine “davacının davasından yasa gereği vazgeçmiş sayılmasına” sözcüklerinin yazılmasına, 2.bent olarak “yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve davalılar tarafından depo edilen 3.164,30 TL’nin karar kesinleştiğinde Hazine’ye ödenmesine” sözcüklerinin yazılmasına, sonra gelen bentlerin de 2, 3 ve 4 olan numaralarının eklenen 2.bent uyarınca 3, 4 ve 5 olarak düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 23.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.