YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6422
KARAR NO : 2011/7833
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.05.2005 gününde verilen dilekçe ve karşı dava yolu ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile 1/2 hissenin davacı/k.davalı …, 1/2 hissesinin davalı/k.davacı … adına tesciline dair verilen 04.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı/k.davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu daireyi davalılardan boşandığı eşi … ile birlikte satın aldıklarını, halen kendisinin bu dairede oturduğunu, ancak Türk vatandaşı olmadıkları için davalı …’in adına tescil edildiğini, taşınmazın 1/2 payının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalı …, davacı … ve davalı …’e karşı açtığı karşı davada taşınmazın tamamının kendisi tarafından satın alındığını, … adına olan tapunun iptali ile tamamının adına tescilini istemiştir.
Davalı …, taşınmazın …’a ait olduğunu, k.davacı …’ın parası ile satın alındığını beyan etmiştir.
Mahkemece, asıl davada … hakkında açılan davanın kayıt maliki olmaması nedeniyle husumetten reddine; … adına olan tapunun 1/2 payının iptali ile … adına tesciline, karşı davacı …’ın davasının kabulü ile 1/2 payın … adına tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı/karşı davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre dava, 7303 sayılı parseldeki davalılardan … adına kayıtlı 16/363 paya yöneliktir. Davacı, bu payın 7303 sayılı parselde inşaa edilen binanın projesine göre 9 no’lu, fiili numaralandırmaya göre 7 no’lu bağımsız bölüme isabet ettiğini ve halen bu dairede oturduğunu iddia etmektedir.
Dava, inanç ilişkisine dayalı mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir. İnanç sözleşmesi inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından kullanılma, yönetilme ve inanana iade şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir.
İnanç sözleşmesi 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmaması halinde en azından olayın tamamının ispatına yeterli olmamakla birlikte bunun vukuuna delalet edebilecek ve karşı tarafın elinden çıkmış delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin olması halinde tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabilir.
Bunların hiçbiri yoksa ve davacı delilleri arasında yemine dayanmışsa karşı tarafa yemin teklifine hakkı olduğunun hatırlatılması gerekir.
Somut olayda, davacı … iddiasını yazılı delil veya delil başlangıcı sayılabilecek bir belge ile kanıtlayamamıştır. Ancak, delil listesinde her türlü delile dayandığından yemin deliline dayanmış sayılır. Davacıya yemin deliline başvurma hakkının bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir hüküm kurması gerekirken bu husus gözardı edilerek davanın yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.