Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/6437 E. 2011/7791 K. 14.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6437
KARAR NO : 2011/7791
KARAR TARİHİ : 14.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.11.2008 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i, ecrimisil, karşı davada ödünç verilen paranın tahsili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 18.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı (davalı) … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Asıl dava, kiracılık sıfatından kaynaklanan kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı dava kardeşler arasında ödünç olarak verildiği iddia olunan 30.000 ABD dolarının ödenmesi istemlerine ilişkindir.
Taraflar karşılıklı olarak davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl davanın reddine karar verilmiş, karşı dava kabul edilerek; 50.400.00 TL’nin davacı(davalı) …’dan alınarak davalı(karşı davacı) …’ya ödenmesine hükmolunmuştur.
Kararı, davacı(karşı davalı) … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı(davalı) … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Her ne kadar davalı(karşı davacı) …’nın, kardeşi davacı(davalı) …’ya 30.000 ABD doları ödünç verdiği ve bu paranın geri ödenmediği talebi ile … tarafından davacı(davalı) …’nın açmış olduğu elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasına karşı dava açılmış, mahkemece asıl dava reddolunurken karşı dava kabul edilmiş ise
de; …’nın …’ya 30.000 ABD doları verdiği hususu …’nın da kabulü olduğu üzere herhangi bir yazılı belge ile ispatlanamamıştır. Mahkemece hükme esas alınan tanık …’nin beyanı ise tek başına yeterli olmayıp, kendi içerisinde çelişkili hususlar içermektedir. Bu haliyle ve mevcut delil durumuna göre; karşı davacı …’nın davasını kuşkudan uzak bir biçimde ispatladığını söylemek olası değildir. Ancak, dosya arasındaki davalı(karşı davacı) …’nın 25.05.2009 günlü delil listesinde açıkça “yemin” deliline başvurduğu hususu dikkate alınmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; davalı(karşı davacı) …’a, 30.000 ABD dolarını davacı(karşı davalı) kardeşi Ali’ye borç verip vermediği hususunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile delillerin takdirinde hataya düşülerek verilen karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı(davalı) … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.