Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/6975 E. 2011/7851 K. 15.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6975
KARAR NO : 2011/7851
KARAR TARİHİ : 15.06.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 02.04.2010 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin reddine, ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile 712,50 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Taşınmazın aynına yönelik davalarda görevli mahkemeyi taşınmazın dava tarihindeki değeri belirler (HUMK m.1/2-2/2). Diğer yandan Türk Medeni Kanununun 683. maddesi uyarınca açılan elatmanın önlenmesi davaları münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunların dışında görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve re’sen gözetilmesi gerektiği de tartışmasızdır. Eldeki davada, dava konusu üç katlı bina, tarafların ortak murisleri … GÖKÇEN adına kayıtlı olup, üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmadığı, veraset belgesine göre davacı ve davalının her birinin ayrı ayrı 3/16 oranında miras payları bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, henüz kat irtifakı kurulmamış olan birinci ve üçüncü kat meskenlerdeki payına davalının elatmasının önlenmesini
ve bu yerlere ilişkin olarak ecrimisile hükmedilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde dava değeri olarak sadece ecrimisil istemine ilişkin miktar gösterilmiş olup, dava aynı zamanda elatmanın önlenmesi istemini de içerdiğinden dava değerinin taşınmazın değeri ile birlikte belirlenmesi gerekmektedir. Ne var ki mahkemece taşınmazın değeri belirlenmemiş olmakla birlikte, tapu kaydında “iki katlı ev” olarak gösterilmesi ve dosya içerisinde bulunan taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesine ilişkin İzmir 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/2626 esas sayılı dosyasına ait olduğu anlaşılan 29.06.2010 tarihli inşaat bilirkişileri raporunda, taşınmazın toplam değeri 200.000,00 TL olarak belirtilmiştir. Davacının elatmanın önlenmesi istenen taşınmazdaki payı esas alındığında ecrimisil istemi ile birlikte dava değerinin sulh hukuk mahkemelerinin dava tarihindeki görev sınırı olan 7.230,00 TL’nin çok üstünde olacağı açıktır. Mahkemece bu husus gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esastan sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde şatırana geri verilmesine, 15.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.