Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/7828 E. 2011/9265 K. 13.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7828
KARAR NO : 2011/9265
KARAR TARİHİ : 13.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … VD.

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.03.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit ve tescil edilen 111 ada 2 parsel numaralı taşınmazın mera olduğunu, zilyetlikle edinilemeyeceğini belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş,hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.03.2009 tarihli ilamıyla “… Gerçekten, gerek dosyaya getirtilen Toprak Tevzii Komisyon kayıtları ve gerekse bu kayıtlar kapsamındaki 184 parsel ile dava konusu taşınmazın aynı yere ait olduğunu doğrulayan bilirkişi raporları ile taşınmazın öncesinin mera olduğu, meradan açılmak suretiyle zilyet olunduğu açıktır.Yukarıda da değinildiği üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlakların zilyetlikle edinimi mümkün değildir.Belirtilen nedenle davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilerek, 111 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı
./..
2011/7828 – 9265 – 2 –

adına olan tespitinin iptali ile mera vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinin sonuç kısmında taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istenmişse de, dava taşınmazın kadim mera olduğu iddiasıyla açılmış ve bu şekilde vasıflandırılmıştır. Yargılama sonucunda da taşınmazın mera olduğu kesin olarak saptanmıştır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan meraların özel mülk olarak kazanılması ve amacı dışında kullanılması olanaksızdır. Bu gibi yerler 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince tapuya tescil edilemeyeceğinden sınırlandırılması ile yetinilerek özel siciline yazılması gerekir. O nedenle mahkemece dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile “mera” vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/VII maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte yazılı nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2).bent gereğince hükmün 1.fıkrasının 3.satırında yer alan “mera vasfı ile hazine adına tespit ve tapuya tesciline” sözcüklerinin çıkarılarak yerine “mera olarak sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına” sözcüklerinin yazılarak kararın DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 13.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.