Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/7832 E. 2011/12257 K. 18.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7832
KARAR NO : 2011/12257
KARAR TARİHİ : 18.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı-K.Davalı vekili tarafından, davalı-k.davacı aleyhine 23.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil; karşı dava ile de, sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile bedelin belirlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 15.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-k.davalı ile fer’i müdahil vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.10.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-davalı temsilcisi ile fer’i müdahil vekili Av. … ile karşı taraftan davalı-davacı vekili Av. …geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, davalı ile noterde düzenledikleri taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 10, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların satışının vaat edildiğini, taşınmazların imar uygulaması ile birden fazla parsele ayrıldığını, taşınmazların devri için davalıya ihtar gönderdiği, davalının taşınmazlar için dava dışı kişilerle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediğini ileri sürerek, 10, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptaliyle adına tescilini istemiştir.
Davalı-karşı davacı …, satış vaadi sözleşmesinin düzenlendiği tarihte taşınmazların imar planı içinde olmadığından ifa olanağının bulunmadığını, davacının sözleşme ile toplam 179,54m² yer aldığını, bu payın imar uygulaması ile birden fazla parsele aktarıldığını, kadastro parsellerinin imar planı ile ortadan kalktığından ortada hukuki imkansızlığın
bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuş; karşı dava ile de satış vaadinin geçersiz olduğunun ve ifa imkansızlığının tespiti ile sözleşme uyarınca davacıya iade etmesi gereken bedelin belirlenmesini istemiştir.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin reddine; satış vaadi sözleşmesinin ifasının olanaksız hale geldiğinden 89.785TL bedelin davalı-karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı-karşı davalı Müflis … İflas masası temsilcisi ile fer’i müdahil … vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; karşı dava sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığının tespiti ile iadesi gereken sözleşme bedelinin belirlenmesi istemlerine ilişkindir.
Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması, müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki takip yetkisi müflise değil, iflas idaresine aittir. İflas idaresinin bu takip yetkisini kullanıp kullanmayacağı tespit edebilmek için ilk önce iflas organlarının oluşması gerekir. Bu nedenle, müflisin taraf olduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durması İİK’nun 194. maddesinde kabul edilmiştir. Bu durma kararı, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar devam edeceği, ancak bundan sonra duran hukuk davalarına devam edilebileceği yine İİK’nun 194. maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı … hakkında eldeki davanın yargılaması sırasında … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23.10.2008 tarih ve 2007/90Esas 2008/592Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verilmiştir. Anılan karar 19.10.2009 tarihinde kesinleşip, iflas işleri … 2.İflas Dairesi Müdürlüğü’nün 2008/14Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmektedir. İflas Dairesi’nin dosya içindeki yazılarından henüz ikinci alacaklılar toplantısının yapılamadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın niteliği itibariyle İİK’nun 194. maddesinde sayılan davalardan bulunduğundan İİK’nun 194. maddesinin amir hükmü uyarınca durma kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekili ile fer’i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 825TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.