YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8248
KARAR NO : 2011/9281
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 105 ada 43, 105 ada 99 ve 194 ada 59 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak asliye hukuk mahkemesinde açtıkları kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkı tesisi davası sırasında kayıt maliki … ‘nin soyadının tapuda yazılı olmadığını ileri sürerek “Reis” olan soyadının tapu kaydına eklenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asliye hukuk mahkemesinde görülmekte olan davada soyadı bulunmayan kayıt malikine kayyum atanarak davanın yürütülebileceği, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmişlerdir.
Dava tapu kaydında isim düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her
./..
2011/8248-9281 -2-
hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda; davacı tarafından açılan Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/371 Esasında kayıtlı kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkı tesisi davası sırasında, dava konusu taşınmazların kayıt malikinin soyadının tapuda yazılı olmaması nedeniyle mahkemece davacı vekiline tapu kaydındaki eksikliğin giderilmesi için dava açması hususunda yetki verilmiştir. Verilen yetki üzerine eldeki dava açılmıştır.
Yukarıda da değinildiği gibi tapu kaydındaki eksiklik ya da yanlışlık bir başka dava sırasında saptanıp da bu eksikliğin giderilmesi için taraflara yetki verildiğinde yetki verilen kişi kaydın düzeltilmesi için dava açma olanağına sahiptir. Diğer bir anlatımla tapuyu doğrudan ilgilendiren davalarda tapu kaydındaki yanlışlıkların giderilmesi yeni bir hüküm tesisini gerektiriyorsa, mahkemece re’sen ya da ilgilinin talebi üzerine yetki verilerek dava açılması sağlanır. Yetki ile açılan davalarda, bir başka mahkemenin gördüğü hukuki yararın varlığını davanın açıldığı mahkeme bu aşamadan sonra tartışamayıp işin esasına girerek olumlu ya da olumsuz bir karar vermelidir. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözardı edilerek davanın hukuki yarar yokluğundan reddi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dava reddedildiği halde davada kendisini vekille temsil ettiren tapu sicil müdürlüğü yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.