YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/83
KARAR NO : 2011/2218
KARAR TARİHİ : 23.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 06.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı,murisi annesi Necmiye Yılmaz’ın dava konusu 6 ada 17 parsel numaralı taşınmazda “… kızı …” şeklinde yer alan kimlik bilgilerinin “ … kızı …, aynı taşınmazda teyzesi … “… kızı …” şeklinde yer alan kimlik bilgilerinin ise “… kızı …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13 maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Somut olayda; davacının, tapu kaydında düzeltilmesi istenen Mahmure Öztürk’ün mirasçısı olmadığı veraset ilamı ile sabit olmasına rağmen tapu kaydında düzeltme işlemi yapılmıştır.
Mahkeme tarafından tapu kaydında kayıt düzeltilmesi istenen Necmiye Yılmaz ile ilgili olarak yapılan yargılama ve toplanan deliller ise hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu 17 parsel sayılı taşınmaza ait tapulama tutanakları getirtilmemiş, nüfus müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmamış, zabıta marifetiyle taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka bir kişinin bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; davacının, tapu kaydında kimlik bilgileri düzeltilmesi istenen Mahmure Öztürk’ün mirasçısı olmadığı anlaşıldığından aktif dava ehliyeti olmadığından Mahrume Öztürk ile ilgili talebi reddetmek, diğer kayıt maliki Necmiye Yılmaz bakımından ise mülkiyet aktarımına yol açmamak amacıyla; yukarıda değinilen hususlara ilişkin eksiklikleri giderip, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu yönünde tam bir kanaate varılması durumunda davayı kabul etmek olmalıdır.
Eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.