YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8307
KARAR NO : 2011/10503
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.08.2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, … sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ödetilmesi istemleriyle açılmıştır.
Davalı, akti ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak davacının yapımını yüklendiği ahşap işlerinin eksik ve kusurlu yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının eda ettiği yemin dikkate alınarak alacağın tahsiline ve itirazın iptaline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davalı savunmasında; taraflar arasında yazılı bir … sözleşmesi bulunmamakla birlikte akti ilişkinin varlığını kabul etmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yapımını yüklendiği ahşap yapım işlerinde eksik ve kusur olup olmadığının saptanmasıyla giderilebilir. Tarafların … bedelini kararlaştırmadıkları hallerde ise, bedelin Borçlar Kanununun 366.maddesi gereğince işlerin yapıldığı yılın mahalli rayiçlerine göre tayin edilmesi gerekir. Kuşkusuz, bedel tespitinin ne olacağı hususunda HUMK’nun 275.maddesi uyarınca bilirkişi oy ve görüşüne başvurulması zorunludur.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle yerinde keşif yapılarak eserde eksik ve kusur olup olmadığını saptamak, varsa bunların tutarını hesaplatmak ve davacının alacağından bu miktarı düşmek, bu şekilde belirlenecek alacağa hükmetmek olmalıdır.
Başka yasal delillerle kanıtlanma olanağı mevcut iken gerekmediği halde yemin teklifi suretiyle davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru değildir.
Kabule göre de; dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılmış olup, mahkemece icra takibine itirazın iptali hükmü kurulmasıyla yetinilmesi gerekirken, ayrıca alacağın tahsiline dair hüküm tesisi de yerinde değildir.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.