Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/8792 E. 2011/9645 K. 20.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8792
KARAR NO : 2011/9645
KARAR TARİHİ : 20.07.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.10.2008 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, dış cephe kaplama imalatından kalan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, icra takibinin devamı ve inkar tazminatı tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı iş sahibi, iş bedelinin ödendiğini, davacıya borçlu olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiş, karar Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 24.03.2010 tarihli 2010/134-1667 sayılı ilamıyla ve ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Bozmaya uyulmuş, yeniden yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 5.839.74 TL asıl alacağa yönelik davalı itirazının iptaline, fazla istemin ve inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının yaptığı imalatların tutarı 12.039,74 TL’dir. Davalı, sayding kaplama işi sebebiyle davacıya 7.500,00 TL peşin ödemiştir. Bu husus, 24.03.2010 tarihli ilamda da kabul edilmiş, 4.700,00 TL’lık ödemenin davacı adına olup olmadığı hususunda bozma yapılmıştır. Teklif edilen yeminde iş sahibi olan yüklenici, bu miktarı tahsil ettiğini, ayrıca 1.500,00 TL’yi de davalıdan tahsil ettiğini kabul etmiştir. Bunların toplamına göre davacıya yapılan ödemeler 13.700,00 TL olmaktadır.
./..
2011/8792 – 2011/9645 -2-

Maddi bulgulara ilişkin bu açıklamalardan sonra, somut olaya gelince;
Belirtildiği üzere 24.03.2010 tarihli bozma kararında davacıya nakit olarak 7.500,00 TL ödeme yapıldığı, ödemenin 4.700,00 TL’lık bu iş sebebiyle yapılıp yapılmadığının araştırılması gereğine değinilmiş, mahkemece bu bozmaya uyulmuştur. Bundan ötürü mahkeme artık uyduğu bozma kararıyla bağlı olup bozma kararına uygun olarak karar vermekle yükümlüdür. Öte yandan, Yargıtay Dairesinin de sonradan bozma kararıyla benimsemiş olduğu kanuna ve usule ait hükümlere aykırı şekilde ikinci bir bozma kararı vermemesi gerekir. Çünkü, uygulamada ve doktrinde “usuli kazanılmış hak” ilkesi olarak bilinen bu kural istikrarın korunması, kararlara karşı kamu güveni sağlanması amacıyla getirilmiştir.
Bütün bunlardan sonra davacının iş bedeli alacağı 12.039,74 TL olarak saptandığına, yapılan ödemeler 13.700,00 TL olarak ortaya çıktığına göre davacının iş bedeli alacağı bulunmamaktadır.
Mahkemece davanın reddi gerekirken, 7.500,00 TL nakit ödeme yapılmamış gibi hesaplama yapılarak istem kısmen hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 20.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.