Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/8855 E. 2011/12162 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8855
KARAR NO : 2011/12162
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.06.2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; eser sözleşmesinden doğan alacağın icraen tahsili istemine ilişkindir.
Davalı; Proje ve danışmanlık konusunda davacı şirketten hizmet alındığını ve bedelinin ödendiğini, iade faturasında yazılı hizmetlerin alınmadığını bu nedenle borçlu bulunmadıklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının alacaklı olmadığı sonucuna varılarak davanın reddi ile davalı lehine %40 tazminata hükmedilmiştir.
Hükmü; davacı temyiz etmiştir.
Davacı yüklenici olup proje ve danışmanlık konusunda davalı şirkete hizmet verdiği ve bu konuda yanlar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu tarafların kabulündedir.
Taraflara ait ticari defterler, faturalar mali müşavir tarafından hazırlanan rapor, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya içeriğine göre; davacı tarafından verilen hizmetler nedeniyle düzenlenen tüm faturaların taraflara ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve kayıtların birbirini teyit ettiği, ayrıca davalı tarafından yapılan toplam ödemenin 12.502.92 TL olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.
Uyuşmazlık, 21.10.2008 tarihli 216078 nolu ve 7.037.52 TL bedelli faturadan kaynaklanmaktadır. Fatura her iki taraf defterlerinde yer almasına rağmen davalı tarafça bedeli ödenmemiştir. Davalı iş bu faturada yazılı hizmetin alınmadığı için bedelin ödenmediğini savunarak dava dışı … firması tarafından davalı adına düzenlenen 20.11.2008 tarih ve 133 sayılı iade faturasına dayanmaktadır.
Davalı 21.10.2008 tarihli faturada yazılı hizmeti almadığını savunmakta ise de; anılan faturadaki işlerle ilgili Borçlar Kanununun 359. madde hükmü uyarınca herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi faturayı aldıktan sonra; TTK’nun 23/2’de öngörülen biçimde itiraz edilmemiş aksine anılan faturayı defterlerine işlemiş ve davacı adına iade faturası da düzenlememiştir.
Bu durumda; uyuşmazlık konusu faturada yazılı hizmetlerin verildiğinin kabulü ile davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu gözetilerek davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup karar bozulmalıdır.
Öte yandan alacaklının takibe geçmekte haksız ve kötü niyetli olmadığı gözetilmeksizin davalı yararına %40 tazminata hükmedilmesi de kabule göre doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açılanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün; BOZULMASINA peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 17.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.