Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/8968 E. 2011/9377 K. 15.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8968
KARAR NO : 2011/9377
KARAR TARİHİ : 15.07.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.02.2009 gününde verilen dilekçe ile eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine itirazın iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı, eserin ayıplı olduğunu, davacının meydana getirdiği eserde daha önce de ayıpların ortaya çıktığını, fakat amaca uygun kullanılmak üzere giderilemediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında sözlü bir “sandwic panel imalatı” yapımı konusunda sözleşme bulunduğu çekişmeli değildir.
Davacı, eserin sözleşmeye, fenne ve amaca uygun teslim edildiğini iddia ederken, davalı eserdeki mevcut ayıplar sebebiyle imalatın kullanılamadığını, bir bedel ödemesi de gerekmediğini savunmaktadır.
Gerçekten, eser sözleşmesinin iş sahibi olan tarafı eserde belli niteliklerin bulunmasını arzu eder. Meydana getirilen eserin, iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu yüzden de, teslim edilen eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özelliği taşıması gerekir. Aksi halde, eser ayıplıdır ve kendiliğinden yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu ortaya çıkar. Borçlar Kanununun 360. maddesinde ayıplı teslim edilen eser sebebiyle iş
./..

2011/8968 – 2011/9377 -2-

sahibinin hakları düzenlenmiş ve yasa yapılan bir şeyin iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kaidelerine göre kabule icbar edilemeyeceği derecede kusurlu veya sözleşme şartlarına muhalif olması durumunda, iş sahibinin o şeyi kabulden kaçınabileceğini, eğer eser kusurlu ve sözleşmeye aykırı olmakla birlikte bunların derecesi önemli değilse, işin kıymetine orantılı bir bedelin tenzilinin istenebileceğini veya yüklenicinin ayıplı eseri tamire mecbur tutulabileceğini hükme bağlamıştır.
Belirtilmelidir ki, eserdeki ayıpların ihbarı yazılı veya sözlü yapılabilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması, hiç kuşkusuz buna dayanan tarafa ispat kolaylığı sağlar. Sözlü ihbarın yapıldığının tanık sözleriyle kanıtlanması da olanaklıdır. Fakat uygulamada, iş sahibinin bazı hal ve davranışlarla ayıp ihbarında bulunduğu kabul edilmektedir. Somut olayda olduğu gibi, eser ücreti istenmesine rağmen ödeme yapılmaması ya da yüklenicinin açtığı bedel tahsili davasına itiraz edilmesi, iş sahibi tarafından ayıp ihbarı yapıldığı şeklinde değerlendirilmektedir. Nitekim eldeki davada, yüklenicinin istemesine rağmen bedel ödenmemiş, iş bedelinin tahsili için icra takibine geçilmesi üzerine de açıkça eserin reddi gerekeceği bildirilmek suretiyle ayıp ihbarında bulunulmuştur. Mahkemenin kabul ettiğinin aksine, Türk Ticaret Kanununun 25.maddesi eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda değil tacirler arasındaki ticari satışlardan doğan uyuşmazlıklarda uygulanır.
Ortaya çıkan bu duruma göre mahkemenin, eserin reddi gerekip gerekmediğini incelemesi, eserde ortaya çıkan ayıplardan dolayı mevcut eserin iş sahibinin amacını karşılayıp karşılamadığını saptaması gerekmektedir. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporda, eserin bütünüyle davacının hatasından kaynaklanan nedenlerle kullanılamayacağı saptandığından, davalı Borçlar Kanununun 360.maddesinin kendisine sağladığı yetkiyi kullanarak eser bedelini ödemekten kaçınabilir.
Yapılan bu saptamalara göre mahkemece davanın reddi yerine, olaya uygun düşmeyen bazı sebepler gösterilerek istem hüküm altına alındığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 15.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.