Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/9008 E. 2011/12141 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9008
KARAR NO : 2011/12141
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.08.2006 gününde verilen dilekçe ile alacağın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesi sebebiyle davalı yükleniciye ödendiği iddia edilen 5.000,00 TL’nin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı, işi yaptığını ancak davacının iş bedeli olarak kararlaştırılan 4.000,00 TL’yi kendisine ödemediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme gereğince davalının davacıya ait taşınmazda drenaj ve havuz yapım işini yüklendiği çekişmeli değildir. Çekişme, eserin meydana getirilip getirilmediği, bu eser sebebiyle davacının davalıya bir ödeme yapıp yapmadığı, yapılmışsa bunun tümüyle veya kısmen iadesi gerekip gerekmediği hususundadır.
Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda; eserin sözleşmeye, fen ve amacına uygun meydana getirildiğini ispat yükü yükleniciye, eser bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine düşer. Davacı iş sahibi, eser bedeli olarak davalı yükleniciye 5.000,00 TL ödeme yaptığını iddia ettiğine göre bunu yöntemine uygun kanıtlama yükü davacıdadır. HUMK’nun 288.maddesi gereğince, miktar itibariyle tanık sözleriyle kanıtlanma olanağı bulunmamaktadır.
Ne var ki, davacı dava dilekçesinde “her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılır. O yüzden mahkemece davacıya yemin teklifi hakkı hatırlatılmalı, bu delilin kullanılması suretiyle iddia kanıtlanırsa yapılan iş bilirkişi tarafından 2.052,50 TL olarak saptandığından yapılan iş tutarının dışındaki davacı alacağı hüküm altına alınmalı, aksi halde dava şimdiki gibi reddolunmalıdır.
Mahkemece yapılan bütün bu saptamalar bir yana bırakılarak ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı vasıflandırmada yanılgıya düşülerek, davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 17.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.