YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9089
KARAR NO : 2011/9776
KARAR TARİHİ : 25.07.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.02.2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca meydana getirilen eser sebebiyle ödenmesi gereken KDV alacağının tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatı tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, davacıdan kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiş, davacı takipte haksız olduğundan %40 oranındaki kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, üzerinde çekişme yaratılmayan 01.03.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı, bu sözleşme uyarınca davalının ödemesi gereken işin KDV’si olan alacağın tahsili istemiyle icra takibine girişmiştir.
Belirtilmelidir ki, iş bedelinin götürü olarak kararlaştırıldığı eser sözleşmelerinde, sözleşmede aksine kayıt yoksa KDV alacağı götürü bedelin içinde kabul edilir. Dolayısıyla yüklenici, iş sahibinden ayrıca KDV ödenmesini isteyemez. Somut uyuşmazlıkta da, yüklenicinin ayrıca KDV alacağı isteyeceğine dair bir sözleşme hükmü bulunmadığından mahkemece bu saptama gözetilmek suretiyle istemin reddedilmesinde bir yanılgı yoktur. Ancak;
./..
2011/9089 – 2011/9776 -2-
İcra ve İflas Kanununun 67/II. maddesi gereğince bu tür bir davada, alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için icra takibine haksız ve kötüniyetle girişmiş olması gerekir. Eldeki dava uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yorumundan kaynaklandığından, davacının kötüniyetli olarak kabulüne olanak yoktur. Bu nedenle borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 25.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.