YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9110
KARAR NO : 2011/12160
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı tahsili istemleri ile açılmıştır.
Davalı, akti ilişkinin varlığını inkar ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, istek hüküm altına alınmıştır.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Belirtildiği üzere uyuşmazlık varlığı ileri sürülen eser sözleşmesine dayanılarak yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu gibi çekişmelerde iş sahibinin akdi ilişkiyi inkar etmesi halinde bunu ispat yükü yükleniciye düşer. Eser bedelinin ödendiğini ispat ise iş sahibine aittir.
Somut olaya gelince; davalı bağımsız bölümdeki kombi montajı ve doğalgaz tesisatı yapımını dava dışı …’den alacağına karşılık onun tarafından gerçekleştirildiğini, davalı ile akti bir ilişkisi olmadığını savunduğundan eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı davacı tarafından kanıtlanmalıdır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından HUMK’nun 288. maddesine göre miktar itibarı ile bu davada tanık dinletme olanağı aynı yasanın 289. maddesindeki koşulun gerçekleşmesi halinde mümkündür.
Ne var ki, davacı açıkça “yemin” deliline dayandığından davacıya bu hakkı hatırlatılmalı, yemin delili ile akti ilişki kanıtlanırsa kararlaştırılmış bir iş bedeli bulunmadığından işin bedeli Borçlar Kanununu 366. maddesi uyarınca yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre keşfen bilirkişiye hesaplattırılarak bu miktar hüküm altına alınmalı, tersi durumunda dava reddolunmalıdır.
Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak akti ilişki yöntemince kanıtlanmış gibi istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 17.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.