YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9113
KARAR NO : 2011/9739
KARAR TARİHİ : 22.07.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.01.2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı tahsili istemleri ile açılmıştır.
Davalı, akdi ilişkinin varlığını inkar etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı davacı tarafından ispat edilemediğinden bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-Eser sözleşmesinden kaynaklanan bu gibi davalarda eserin meydana getirilerek iş sahibine teslim edildiğini ispat yükü yükleniciye, eser bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmamaktadır. İş sahibi, akdi ilişkinin varlığını inkar ettiğinden dava konusu miktara göre işlemin HUMK’nun 288. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlanması gerekir. Aynı yasanın 289. maddesi gereğince tanık ancak karşı tarafın açık muvakafatı halinde dinlenebilir. Başka bir deyişle, davalının açık onayı olmadan tanık dinlenmesi ve akdi ilişkinin varlığının dinlenen tanık sözleri ile kanıtlandığının kabulü yasaya aykırıdır. Davacı yemin deliline dayanmış, bu hakkı da hatırlatılmış, davalı yöneltilen yemini eda etmiştir.
Eserin meydana getirilerek iş sahibine teslim edildiği ispat edilmediğinden davacının bütün temyiz itirazları yerinde olmayıp, reddi gerekir.
./..
2011/9113 – 2011/9739 -2-
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Davalı yargılama aşamasında vekille temsil edilmiştir. Davacı tarafından açılan dava reddedildiğinden HUMK’nun 417. maddesi gereğince yargılama giderlerinden, bu arada avukatlık ücretinden davacı sorumludur. Mahkemece davalının duruşmada vekille temsil edildiği gözden kaçırılarak vekille temsil olunan davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 22.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.