YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9297
KARAR NO : 2011/10234
KARAR TARİHİ : 12.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyize getirmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet … sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, dava konusu taşınmazlarda kendisine, babaannesine ve kardeşine ait nüfus bilgilerinin düzeltilmesini istemiştir. Kardeşinin malik olduğu tapu kaydında “… çocuğu …” olan kimlik bilgilerinin “… kızı …” olarak düzeltilmesini istemiş ise de, dosyaya getirtilen nüfus kayıt örneğinde …’in 1961 yılında vefat ettiği ve sağ görünen mirasçı çocuğu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu şahsa ait veraset belgesi alınmalı ve davacı kardeşi …’in mirasçısı değil ise dava açma sıfatı bulunmadığından bu istem yönünden dava reddedilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 12.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.