YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9319
KARAR NO : 2011/10568
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1752 parsel sayılı taşınmazda “… kızı …” şeklinde yer alan kimlik bilgilerinin “… kızı …(…)” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet … sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak
açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
… de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Somut olayda; mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu taşınmaza ait tapulama tutanağı getirtilmemiştir. Yine nüfus müdürlüğünden … kızı …’a ait kapalı kayıt temin edilmiş ise de bu kişinin sağ olup olmadığı evlenmekle … soyadını alıp almadığı araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; mülkiyet aktarımına yol açmamak amacıyla; yukarıda değinilen hususlara ilişkin eksiklikleri giderip, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu yönünde tam bir kanaate varılması durumunda davayı kabul etmek olmalıdır.
Eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; tapu kaydında isim tashihi davalarında … yasal hasım olduğundan yargılama harç ve giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerektiği halde davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi de isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.