YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9513
KARAR NO : 2011/10508
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.02.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında pay oranı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 743, 785, 807 ve 815 sayılı parsellerdeki pay ve payda durumunun düzeltilmesi istemleriyle açılmıştır.
Davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü, davanın görev yönünden reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Mahkeme kararının hangi hususları kapsayacağı HUMK’nun 388 ve 389.maddelerinde belirtilmiştir. Özellikle 388.maddenin 3.fıkrası gereğince kararda iddia ve savunmanın özetinin bulunması, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların neler olduğu, toplanan delillerin tartışılması, red ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalar ve çıkarılan sonuç ile hukuki sebebin yazılması zorunludur. Diğer taraftan, 389.madde uyarınca da verilen kararlarda iki tarafa yüklenen hak ve borçların tereddüt gerektirmeyecek şekilde belirtilmesi gerekir. Bir mahkeme kararı, 388.maddenin 3.fıkrasında sıralanan özellikleri taşımıyorsa, bu tür kararlara uygulamada “gerekçeli karar” değil, “sözde gerekçeli karar” denilmektedir. Aynı husus, Anayasanın 141.maddesinin 3.fıkrasında da ilke olarak benimsenmiştir.
Öte yandan, hakimin özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda HUMK’nun 275.maddesinden yararlanarak bilirkişi oy ve görüşüne başvurması gerekir ise de, mahkeme hükmü salt bilirkişi raporuna gönderme yapılmak suretiyle kurulamaz.Söz konusu karar, özellikle HUMK’nun 388.maddesinin 3.fıkrasındaki nitelikleri taşımayan sözde gerekçeli bir karar olduğu gibi, yasanın 389.maddesine uygun bir hüküm de kurulmamıştır. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … Müdürlüğünün diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.