YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9807
KARAR NO : 2011/12379
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen 10.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, yükleniciden satın aldığı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
4822 Sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın tanımlar başlıklı 3.maddesinin ( e) bendinde “tüketici” bir mal veya hizmeti ticari ve mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişi, aynı maddenin (f) bendinde ise “satıcı” kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişi olarak tarif edilmiş, anılan yasanın 23.maddesi ile ( c) bendinde sözü edilen konut amaçlı taşınmaz malların satımından kaynaklanan uyuşmazlıklar tüketici mahkemelerinin görev alanına alınmıştır.
Somut olayda tescili istenen taşınmaz “konut” niteliğinde bağımsız bölüm olduğundan davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Açıklanan bu olgu karşısında davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekirken, mahkemece kamu düzeninden olan ve re’sen gözetilmesi zorunlu görev hususu bir yana bırakılarak istemin hüküm altına alınması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine 20.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.