YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9883
KARAR NO : 2011/10949
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, murisi annesi … kızı … …’in maliki olduğu 104 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yazılmayan baba adının ilavesi ile kimlik bilgilerinin “… kızı … …” olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında isim düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet … sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanarak kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Dosya içerisindeki tapulama tutanağının iktisap sebebi kısmında “…. … oğlu …’nın senetsiz olarak nizasız fasılasız zilyet ve tasarrufunda iken 50 sene evvel ölümüyle oğlu … ve kızı …’ı terk ve …’ın 25 sene evvel ölümü ile kızı …’yi terkettiği….” belirtilmek suretiyle taşınmazın 1/2 payı … oğlu … … adına, 1/2 payı da Karakocalı’da ikamet eden … … adına tespit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece nüfus müdürlüğünden tapu kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi olup olmadığı sorulmuş, verilen cevapta tek bir kayda rastlandığı belirtilerek davacının murisine ait nüfus aile kayıt tablosu gönderilmiştir.
Yine dosyada dinlenen tanık beyanları ve kolluk yazısı ile murisin annesinin çevresinde “…” adıyla tanınıp bilindiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına ve özellikle nüfus müdürlüğünce aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi bulunmadığı bildirildiğine göre; bu deliller ışığında davacının isteminin kabul edilmesi gerektiği halde bir takım gerekçelerle davanın reddedilmesi isabetli olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.