YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10604
KARAR NO : 2012/12450
KARAR TARİHİ : 01.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.08.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 444 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağında maddi hata sonucu kardeşi …’ün kimlik numarasının yazıldığını ve bu nedenle tapuda işlem yapamadığını ileri sürerek kimlik numarasının düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu kaydında kimlik numarasının yer almadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
“Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. Maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Bunların arasında kimlik numarası yer almayan kimlik numarasının düzeltilmesi mümkün değil ise de yanlışlık devam ettiği sürece tapu kaydında işlem yaptırılamadığından zorunlu olarak açılan bu gibi durumlarda tapu kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “ çoğun içinde azı da vardır “ kuralı gereğince bu yönde bir” tespit kararı “verilmelidir.
Somut olayda; davacı dava konusu 444 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağında isim, soy isim ve baba adının doğru olarak yazıldığını ne var ki “ …” olan kimlik numarası yerine kardeşi …’e ait olan “…” numarasının yazıldığını bu nedenle de tapu da işlem yapamadığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davacının kardeşi …’ü de dinlemek suretiyle dava konusu taşınmazın davacıya ait olup olmadığını saptamak, davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde ise “tapu kayıt maliki (… kızı … ile … kimlik numaralı davacı… kızı …’ün) aynı kişi olduğunun tespitine” şeklinde hüküm kurmak olmalıdır.
Açıklanan bu yön nazara alınmadan davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 01.11.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.