Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/10764 E. 2012/13143 K. 09.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10764
KARAR NO : 2012/13143
KARAR TARİHİ : 09.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar tarafından, davalı aleyhine 23.12.2010 gününde verilen dilekçe ile mera tespit komisyonu kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mera komisyonu kararının iptali isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile mera komisyonunun 03.12.2010 tarihli 43 nolu kararının iptaline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Hukuki nitelikleri itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan meralar özel mülkiyete konu olamazlar. Bu nedenle de mülkiyeti devlete ait olan yerlere ilişkin davayı Hazine açabileceği gibi meraların sınırları içinde bulunduğu ve yararlanma hakkı olan köy tüzel kişilikleri veya belediyelerin de dava açma hakları vardır.
Somut olayda; dava mahalle muhtarı ve mahalle halkından olan gerçek kişiler tarafından açılmıştır. Bilindiği üzere 442 sayılı Köy Kanununun 36. maddesi hükmü gereği köy muhtarlıkları tüzel kişiliğe sahip olup tüzel kişiliği köy muhtarı temsil eder. Buna karşılık 4541 Sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanunun 1. maddesinde, şehir ve kasabalarda kurulu bulunan ve Belediye Kanununun 8. maddesine göre kurulacak olan mahallelerde bir muhtar ve muhtarın başkanlığında bir ihtiyar heyetinin bulunacağı belirtilmiş ancak, mahalle muhtarlıklarına bir tüzel kişilik verilmemiştir. Bu nedenle mahalle muhtarlıklarının davada taraf olma ehliyetleri de yoktur.
Bu açıklamalardan sonra kısaca belirtmek gerekirse, mahalle muhtarının ve o mahalleden bazı kişilerin mahallenin menfaatini ileri sürerek, mahalle adına veya mahalle halkını temsilen dava açma yetkileri bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece davacıların aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 09.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.