YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1111
KARAR NO : 2012/2057
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali yol olarak terkini, elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, çap kaydı içersinde kalan yol bölümüne ait kaydın iptali ile yol olarak terkin istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, bilirkişinin krokisinde (B) harfi ile işaretlenen ve mavi renkle boyanan taşınmaz bölümüne ait davalı tapusunun iptali ve bu bölümün yol olarak terkinine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Yollar, paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi ya da tanık sözleriyle ispat edilebilecek orta malı taşınmazlardandır.
Davacı davalının maliki olduğu 144 ada 1 sayılı parseldeki bir kısım bölümün kamunun kadimden beri kullandığı yol olduğunu iddia etmiştir. Orta yerde tahsise dayalı bir iddia bulunmamaktadır. Hiç kuşkusuz iddianın öne sürülüş biçimine göre tanık sözleriyle kanıtlanması mümkündür.
Ne var ki, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar bilirkişinin krokisinde (B) harfi ile gösterilen yerden eskiden kamyonların geçtiğini şimdi ise davalının yaptığı bina sebebiyle yolun daraldığını ifade etmişlerse de bu yerin kadimden beri kullanılan kamu malı niteliğindeki bir yer olduğunu bildirmemişlerdir. Kısaca çekişme konusu taşınmaz bölümünün 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi anlamında kadim yol olduğu duraksamasız kanıtlanamamıştır. Esasen krokiden izlendiği gibi yol olarak kabul edilen yerin yol olarak terkininde kamunun yararı olduğu da söylenemez. Çünkü bu yerin yol olarak kullanılması genel yolla bir bağlantısı olmadığı için fiziken de mümkün değildir.
Yapılan bu saptamalara göre davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.