YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11325
KARAR NO : 2012/13173
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı temsilcisi tarafından, davalılar aleyhine 09.01.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarının iptali ile mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın birleştirilen 2004/7 ve 2006/35 Esas sayılı davalar yönünden kabulüne, asıl 2004/5, birleştirilen 2004/6, 2004/9, 2004/10, 2004/11 ve 2004/12 Esas sayılı davalar yönünden reddine dair verilen 28.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl ve birleştirilen davalar, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların mera olarak sınırlandırılması isteğine ilişkindir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, birleştirilen 2004/7 ve 2006/35 Esas sayılı davalar yönünden kabulüne, … ilçesi … Köyü 812 ve 866 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına, asıl 2004/5, birleştirilen 2004/6, 2004/9, 2004/10, 2004/11 ve 2004/12 Esas sayılı davalar yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen dosyalarda dava konusu edilen 806, 813, 778, 169, 112 ve 796 parsel sayılı taşınmazlar yönünden mera parseli niteliğinde olmadıkları gerekçesiyle davanın reddi yönünden hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 806 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına ve tapulama tutanağına rastlanmamıştır. Ayrıca, çekişmeli parsellerin kadastro komisyon kararlarında dayanılan vergi kayıtları, komşu parsellerin tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler tamamıyla getirtilmemiş, keşif esnasında uygulanmamıştır.
Doğru sonuca varılabilmesi için, 806 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı, tapulama tutanağı, komisyon kararlarında belirtilen vergi kayıtları, çekişmeli 806,813,778,169,112,796 parsel sayılı taşınmazları çevreleyen tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler eksiksiz getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle aynı yöntemle tespit edilecek taraf tanıkları, uzman ve teknik bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazın tamamının veya bir bölümünün kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, uzman ziraat mühendisinden arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmelidir. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli; dava konusu taşınmazın komşu parsellerden mera olarak sınırlandırılıp, kesinleşen parsellerle toprak yapısı itibariyle bütünlük arz edip arzetmediği, ayırıcı unsurlar bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Diğer yandan, birleştirilen 2004/9 ve 2004/10 Esas sayılı dosyalardaki dava konusu 778 ve 169 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesinden, davada taraf sıfatını almayan kayıt maliklerinin de bulunduğu anlaşılmakla taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.