Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/11623 E. 2012/13289 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11623
KARAR NO : 2012/13289
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.10.2010 gününde verilen dilekçe ile yola müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalının maliki olduğu 1694 ve 1695 parsel sayılı taşınmazlar ile davacının maliki olup üzerinde evinin bulunduğu 1705 ve 1708 parseller arasında kalan, paftadaki yola davalının müdahalesinin önlenmesi ve yola taşkın olan ilave yapının kal’ini istemiştir.
Davalı, 60 yıldan fazla süredir dedesinden kalmış olduğu şekilde evi kullandığını, tecavüzlü kısmın bedelini ödeyip adına tescilini, yola müdahalesi olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının değiştirdiği talebi yönünden 30.09.2011 tarihli fen bilirkinin ek raporunda tecavüzlü kısmın araba ve diğer tarım araçlarının geçmesinde engel teşkil etmediği, hukuki menfaatinin olmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı … vekili temyiz etmiştir.
Dava, yola elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 715 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince yollar kamu malı niteliğinde olup, yararlanılması umuma aittir. Bu özellikleri gereği yoldan yararlanma hakkı olan özel kişilerin de, varsa elatmanın giderilmesi için dava açmaya hakları vardır.
Somut olayda; 07.04.2011 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 08.04.2011 tarihli fen bilirkişi raporu ve 09.06.2011 tarihli ek rapor ve krokisinde davalının 1694 parsel sayılı taşınmaza yaptığı evinin girişi olarak kullandığı, bir kısmı tuğla ile örülmüş, 1 metre genişliğinde 7 metre uzunluğunda toplam 7 m2’lik bölümün yola taşkın olduğu, 10.10.2011 tarihli inşaat mühendisi raporunda ise taşkın kısmın yıkımı halinde ana yapıya zarar vermeyeceği, yıkılarak tecavüzün ortadan kaldırılmasının mümkün olduğu, taşkın kısmın bedelinin 300,00 TL, yıkım bedelinin ise 200,00 TL olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahallinde yapılan keşif sonrasında dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarında davalının yola 7 m2’lik tecavüzünün olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekirken mahkemece, yola tecavüzün davacının evinin önünden geçen yola değilde davacıya ait parsellerle ilgisi olmayan davalıya ait evin batı tarafından geçen yola tecavüzün önlenmesini istemekte davacının hukuki menfaati olmadığından söz edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.