Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/11715 E. 2012/12031 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11715
KARAR NO : 2012/12031
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.09.2006 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 09.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli 4.895,00 TL’nin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, çelik kapı ile mutfaktaki bir kısım imalât dışında kalan işleri başkasına yaptırdığını savunmuştur
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 30.03.2009 tarihli ilamı ile “… eser sözleşmelerinde kural, sözleşmenin varlığı ihtilâfsız ise imalâtın yüklenici tarafından yapıldığının kabulü gerektiği yönündedir. Bunun aksini iddia eden iş sahibinin, imalâtı başkalarına yaptırdığını kanıtlaması gerekir. Ödeme belgeleri, fatura veya sözleşme gibi herhangi bir delil ibraz edilmiş değildir. O halde yapılması gereken iş davalının kabulü dışında kalan diğer imalâtların davacı tarafından yapılmadığı kendisince tamamlandığı konusunda davalının, davacıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak, yemin edildiğinde, işlerin yapıldığı tarihteki piyasa fiyatları ile bedeli bilirkişiye hesaplattırılıp, bu miktar için de dava kabul edilmeli, aksi durumda, şimdiki gibi bu kısım için dava reddedilmelidir” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulü ile 3.545 TL iş bedeli alacağına yönelik icra takibine itirazın iptaline, icra inkar tazminatı
isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmış olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir
2-6100 sayılı HMK’nın 326. maddesi gereğince, bir davada iki taraftan biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme her birini tarafların haklılık oranına göre yargılama gideri ile sorumlu tutar. HMK’nın 323. maddesinin (ğ) bendi uyarınca vekil ile takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir.
Somut olayda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği halde, davada kendini vekille temsil ettiren davalı yararına HMK’nın 326 ve 332. maddeleri gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasına 8. paragraf olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.