YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11904
KARAR NO : 2012/14352
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.05.2010 gününde verilen dilekçe ile ve ıslahla tapu iptali, davalı … adına tescil, birleşen davada müdahalenin men’i ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 04.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-k.davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Asıl dava, tapu iptali ve tescil birleştirilen dava, müdahalenin men’i ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Asıl dava ile birleştirilen davada, davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece “davanın HMK’nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına” karar verilmiş olup, hükmü birleşen davanın davacısı … vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinin 1.fıkrası gereğince;
Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
Aynı maddenin 2.fıkrasına göre de;
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m.26/1)
Somut olaya gelince; asıl davada davacı … … tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş, birleştirilen davada davacı … müdahalenin men’i ile ecrimisil talep etmiştir. Yapılan yargılama sırasında 16.06.2011 günlü duruşmada takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 04.10.2011 günlü nihai kararla müracaata kalan davanın 6100 sayılı HMK’nın 150/5.maddesine göre açılmamış sayılmasına hükmolunmuştur.
Mahkemece, birleştirilen davanın davacısı … vekilinin 19.08.2011 tarihinde Denizli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla müracaata kalan davaya ilişkin olarak yenileme dilekçesi verdiği ancak yenileme harcını yatırmadığı belirtilmiş ise de, birleştirilen davanın davacısı … vekilinin temyiz dilekçesi ile birlikte dosyaya eklediği sayman mutemedi alındı belgesine göre 1086 sayılı HUMK’nın 409, 6100 sayılı HMK’nın 150.maddesine uygun biçimde 3 aylık yenileme süresi içerisinde (19.08.2011 tarihinde) 36.80 TL olan yenileme harcını mahkeme veznesine yatırdığı sabittir. Bu nedenle birleştirilen davanın usulüne uygun yenilenmediğinden bahsedilemez.
Diğer yandan, 6100 sayılı HMK’nın 297.maddesinin 2.fıkrası “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların,
sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmünü ihtiva etmektedir. Bu emredici hükme rağmen somut uyuşmazlıkta orta yerde asıl ve birleştirilen dava olmak üzere iki dava olduğu halde her bir dava hakkında duraksamaya yer vermeyecek şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken bu hususa riayet edilmemiş olması da isabetli olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; 6100 sayılı HMK’nın 150/5.maddesi uyarınca asıl davanın açılmamış sayılmasına karar vermek, birleştirilen davada ise yenileme dilekçesi doğrultusunda işin esasına girerek bir sonuca varmak olmalıdır.
Mahkemece 1086 sayılı HUMK’nın 409, 6100 sayılı HMK’nın ise 150 ve 297 maddelerine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle birleştirilen davanın davacısı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 12.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.