Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/4678 E. 2012/7990 K. 05.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4678
KARAR NO : 2012/7990
KARAR TARİHİ : 05.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.08.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ile haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne haciz şerhinin isteminin reddine dair verilen 02.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … … vd. vekili ile duruşmasız olarak davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 05.06.2012 günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalılar gelmedi. Duruşmasız temyiz eden Hazine vekili Av. … geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, davalıların murisi … ile 04.12.1998 tarihinde … 1.Noterliği’nde düzenledikleri satış vaadi sözleşmesi uyarınca 50 parsel sayılı taşınmazdaki 3 numaralı bağımsız bölümün satışının vaat edildiğini, …’in vefatını öğrenince sözleşmenin tapuya şerh verilmesi için gittiğinde davalı Hazine tarafından 26.09.2001 tarihinde kamu alacağı nedeniyle haciz konulduğunu öğrendiğini, borcun …’e ait olup kendisi ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini ve haciz şerhinin terkinini istemiştir.
Davalı Hazine, satış vaadinin tapuya şerh edilmediğini, şerhin kamu alacağı için konulduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş; … mirasçıları diğer davalılar, davaya cevap vermemiş duruşmalara da katılmamışlardır.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne; haciz şerhinin terkini isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar … … ve … … vekili ile davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile haciz şerhinin terkini istemlerine ilişkindir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Bu istem, mülkiyet devir borcu yüklenenin ölümü halinde mirasçılarına karşı da ileri sürülebilir. Mülkiyet devir borcu yüklenenin mirasçıların tamamı tarafından mirasın reddedilmesi halinde ise TMK’nun 612. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekir.
Somut olayda, davacı … 1.Noterliği’nde düzenlenen satış vaadi sözleşmesine dayanarak taşınmaz mülkiyetinin tarafına aktarılmasını istemiştir. Sözleşme ile mülkiyeti devir borcu yüklenen satıcı … dava açılmadan önce 06.01.2002 tarihinde öldüğünden dava, davalı eşi …’ya asaleten, murisin dava tarihinde reşit olmayan çocukları … ile …’e velayeten anneleri …’ya yöneltilmiştir. Bütün mirasçılar davada yer almakla taraf oluşumu sağlanmıştır. Ancak, velayet altındaki … 01.08.2004, … ise 13.02.2007 tarihinde reşit olmuşlardır. Davalılar yargılama sırasında reşit olmalarına karşın kendilerine bozma kararı ve sonrasındaki yargılama işlemleri için herhangi bir tebligat yapılmamıştır. “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığını taşıyan 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
Bu hak; a)Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b)Açıklama ve ispat hakkını c)Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir” hükmü yer almaktadır.
Eldeki davada, …’nın mirasçıları olan yargılama sırasında reşit olan davalılar … … ve … …’ya bozma öncesi mahkeme kararı ile bozma ilamı ve sonrasında herhangi bir tebligat
yapılmadığından dava ile ilgili bilgi sahibi olmadıklarından açıklama ve ispat haklarını kullanamamışlardır. Dolasıyla, hukuki dinlenme haklarına aykırı biçimde yargılama yapılmıştır.
Mahkemece, mülkiyeti devir borcu yüklenen …’nın mirasçılarından … … ve … … yargılama sırasında reşit olduğundan kendilerine dava dilekçesi tebliğ edilerek, varsa kanıtları toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesi hükmüne aykırı yargılama ile işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalı Hazine’nin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … … ve … … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tüm davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 900TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 05.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.