Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/4903 E. 2012/8263 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4903
KARAR NO : 2012/8263
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmaz ise daire bedelinin sebepsiz zenginleşme nedeniyle tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacının … aleyhine açtığı davanın reddine, davalı … ve … aleyhine açtığı davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen 13.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … vekili ve davacı … ve vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece … hakkındaki davada dava konusu taşınmazın arsasının davalı … tarafından satın alındığı ve üzerine bina yapıldığı, 3 no’lu bağımsız bölümün de …’ye ait olduğunun anlaşılmış bulunduğu gerekçesiyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri hükmü ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne
uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nun 202.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.
Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir.
Somut olayda, yukarıda belirtildiği üzere iddianın yazılı delille, yazılı delil başlangıcı, ikrar deliliyle kanıtlanamadığı gibi davacı taraf “yemin” deliline de dayanmamıştır. Bu nedenle, davanın inanç sözleşmesinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içerisinde davalılar vekilince 22.02.2011 tarihli, 004 no’lu makbuzla 128 TL, 08.02.2011 tarihli, 014 no’lu makbuzla 128 TL tanık ücreti ve tebligat gideri, ayrıca 19.04.2011 tarihli makbuzla 24 TL, 09.02.2011 tarihli makbuzla 10 TL PTT gideri olmak üzere toplam 290 TL masraf yapıldığı dosya içerisindeki belgelerle sabit olduğu ve mahkemece davanın reddine karar verildiği halde bu yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hüküm sonucuna harç ile ilgili 3. bendinden sonra gelmek üzere “Davalılar vekilince sarf edildiği anlaşılan 290,00 TL tanık ücreti ve PTT giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” cümlesinin eklenmesine, hüküm sonucunun bu şekilde düzeltilmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.