Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/7043 E. 2012/8068 K. 06.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7043
KARAR NO : 2012/8068
KARAR TARİHİ : 06.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.04.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine, birleştirilen 2007/237 Esas sayılı dosyada davacı … tarafından, davalılar aleyhine 17.10.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine, birleştirilen 2009/144 Esas sayılı dosyada davacı … tarafından, davalılar aleyhine 29.06.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine, birleştirilen 2009/218 Esas sayılı dosyada davacı … tarafından, davalılar aleyhine 24.09.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine, yapılan duruşma sonunda; asıl davanın ve birleştirilen 2009/144 Esas sayılı, 2009/218 Karar sayılı davaların kabulüne dair verilen 19.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı …temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne, 35 parsel sayılı taşınmaz lehine, 34, 40, 41 ve 42 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalı Hazine vekili ve … temyiz etmiştir.
Dairemizin 20.01.2009 günlü 2008/14955 Esas, 299 sayılı Kararıyla; üzerinden geçit tesis edilen 34 ve 40 sayılı parsellerin yüzölçümleri küçük olduğundan daha büyük olan 1. seçenekteki 39, 50 ve 43 sayılı parseller üzerinden geçit hakkı kurulmasının mümkün olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği ve davacının 35 sayılı parselinin güneybatısından hareketle 32 sayılı parselin güneyinden ve batısından 31 sayılı parselin batısından genel yola çıkacak geçit seçeneğinin düşülmediği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda “155 ada 35, 33 ve 36 parsel sayılı taşınmazlar lehine, 155 ada 39, 59 ve 43 parsel sayılı taşınmazlardan fen bilirkişinin 26.04.2011 tarihli rapor ve krokisinde 3. alternatif olarak belirlenen güzergahtan geçit tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı 155 ada 39 parsel sayılı taşınmazın maliki …temsilcisi temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Davacılar 155 ada 35, 33 ve 36 parsel sayılı taşınmazların malikleri, taşınmazları yararına kuzeydeki genel yola ulaşmak amacıyla geçit kurulmasını istemişlerdir.
Mahkemece yapılan keşif sonucunda bilirkişi raporları ile değişik alternatifler belirlenmesi üzerine yeni güzergahlardaki taşınmaz malikleri usul hükümlerine aykırı şekilde harçsız dava dilekçeleri ile davaya dahil edilmişlerdir.
Yargılama sırasında, uygun geçit yeri olarak dava açılanlar dışında yeni bir taşınmaz belirlenmesi halinde, bu yeni taşınmaz malikleri hakkında usulünce dava açılıp eldeki dava ile birleştirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, aleyhine geçit kurulan 155 ada 43, 39 ve 59 parsel sayılı taşınmazların malikleri hakkında harcı da yatırılmak sureti ile usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu taşınmaz malikleri hakkında ya usulünce dava açılıp eldeki dava ile birleştirilmeli ya da usul ekonomisi açısından harcı da yatırılmak suretiyle davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması gerekirken harçsız dilekçe ile davaya dahil edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan mahkemece 26.04.2011 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki 3 numaralı kroki esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince öncelikle yüzölçümü büyük olan parsellerden geçit kurulması gerekir. Ayrıca geçit isteyen davacıların da kendi parsellerinden yol geçirildikten sonra davalılara ait parsellerden en uygun seçenekten geçit kurulmalıdır.
Somut olayda, 35 parsel sayılı taşınmaz yararına 33 ve 36 parsel sayılı taşınmazlardan, 33 parsel sayılı taşınmaz yararına 36 parsel sayılı taşınmazdan tapu sicil müdürlüğüne başvurularak akdi geçit irtifakı kurulduktan sonra 39
sayılı parselin güneyinden, 37 ve 38 sayılı parsellerin kuzeyinden 39 sayılı parsel üzerinden olmak üzere devamında 59 sayılı parselden ve kuzeydeki 43 sayılı parselden genel yola ulaşacak şekilde geçit tesisinin mümkün olup olmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmaldır.
Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde Kozlu Köyüne ödenmesine, 06.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.