YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7079
KARAR NO : 2012/8013
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.08.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve Şengül vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuşlar, diğerleri davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü bir kısım davalı vekili temyiz etmiştir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyeti devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Somut olayda 26.03.1998 ve 07.03.1990 tarihli satış vaadi sözleşmelerine dayanılarak 60 parsel sayılı taşınmazda … oğlu … ve … kızı … adına kayıtlı 1/3’er payın iptali ile tesciline karar verilmiştir. Ancak nüfus kayıtlarında tapu maliklerinin soyadı bulunmamaktadır. Dosya içinde bulunan … ve eşi …’nın veraset ilamlarından davalıların murisi oldukları anlaşıldığından bu kişilerin tapu malikleri oldukları
varsayılarak tescile karar verilmiş ise de bu husus kayden tesbit edilmemiştir. Bu nedenle mahkemece davacıya tapu maliklerinin kimlik bilgilerinin düzeltilmesi için yetki ve süre verilmeli, gerekli düzeltme yaptırılmalı, davalılar ile mirasçılık ilişkisi saptandıktan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre şimdilik sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırlan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.