Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/7253 E. 2012/8473 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7253
KARAR NO : 2012/8473
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.03.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 64 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek davalılara ait taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece 64 parsel sayılı taşınmaz lehine, davalılardan … ve …’a ait 62 ve 63 parseller üzerinden geçit hakkı kurulmasına, ayrıca 62 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evi geçitten etkilenebileceğinden 3.50 metre yüksekliğinde, 1 metre genişliğinde, 37 metre uzunluğunda istinat duvarının da davacı tarafından yapılmasına dair verilen karar Dairemizin 08.04.2011 tarihli ilamı ile özetle “…davacının istinat duvarı yapmasına da karar verildiği, ancak bu istinat duvarının maliyeti saptanmamıştır. Diğer bir anlatımla, davacının katlanması gereken külfet belirlenmemiş, yarar ve zarar dengesi açıklığa kavuşturulmamıştır. Mahkemece, geçit güzergahının belirlenmesi için yeniden keşif yapılması, hüküm altına alınan güzergahın davacıya yükleyeceği külfet davalılara ait taşınmazdan geçit verilmesi halinde sağlayacağı yarardan daha fazla ise diğer alternatiflerde incelenerek uygun güzergahın saptanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği…” gerekesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından yapılması gereken istinat duvarının maliyetinin fazla olduğu, davacının diğer alternatifleri ise kabul etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Somut olayda; davacının maliki olduğu 64 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu sabittir. Dosya içerisinde bulunan 04.06.2010 havale tarihli inşaat bilirkişi raporunda birinci alternatif olarak gösterilen kısımda davalılara ait 62, 63 ve 65 parsel sayılı taşınmazlar arasında 3 metre kot farkı olduğu tespit edilmiş, 19.09.2011 tarihli jeoloji bilirkişi raporunda ise kot farkının 1,5-2 metre olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki bu çelişki giderilmemiştir. Ayrıca davacı tarafından bilirkişi heyetine 02.08.2011 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği halde aynı fen bilirkişisi keşifte görevlendirilmiştir.
Bu durumda mahkemece yeniden belirlenecek uzman bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılarak, davalılara ait 62, 63 ve 65 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki kot farkı olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu net bir şekilde tespit edilmeli, bu kot farkının giderilmesi için istinat duvarının yapılmasının gerekip gerekmediği, gerekiyorsa istinat duvarının maliyeti belirlenmeli, maliyetinin makul seviyeyi aşması durumunda fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi dikkate alınarak diğer alternatifler incelenerek uygun güzergah saptanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran taraflara iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.