Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/7386 E. 2012/8345 K. 13.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7386
KARAR NO : 2012/8345
KARAR TARİHİ : 13.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 28.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, dava konusu taşınmazlar kaydında “…” olarak geçen adının “… “olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlarda davacının malik bulunmadığı, dava tarihi itibariyle davanın konusu bulunmadığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir
Hükmü davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Davacı, hissesi bulunan 322, 348, 469, 487, 488, 489, 528, 641, 868 numaralı parsellerde adının “ … oğlu …” olarak geçtiğini, nüfusta ise “… oğlu …” olduğunu, taşınmazların ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verildiğini ancak satış dosyasının adının tapuda eksik yazılmış olması nedeniyle sonuçlandırılamadığını, ilgili parsellerde kayıtlı malik … ile … aynı kişiler olduğundan tapuda isim tashihi için dava açmak zorunda kaldığını bildirerek, kaydın düzeltilmesini istemiştir. Davacının kapalı kayıtlarda düzeltme isteminde bulunmasında hukuki yararı mevcut olup, yeni oluşan tapu kayıtlarında malik olmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer
olmadığına karar verilmesi doğru değildir. Yargılama sırasında davacı vefat etmiş ve davayı mirasçıları takip etmişlerdir. Mahkemece, çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince davacının talebi bu şekilde nitelendirilerek davacıların murisinin ortaklığın giderilmesinden önce paylı malik olduğunun tespitine ilişkin araştırma yapılarak tespit hükmü kurulması gerekir iken yazılı gerekçeler ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş ve davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü hükmün bozulması gerekmiştir.
Bozmanın niteliğine göre hüküm sonucunda Hazine vekilinin temyiz itirazlarını incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 13.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.