YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7429
KARAR NO : 2012/8252
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 23.10.2007 gününde verilen dilekçe ile kadastro tespitinin iptali ve yol olarak terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, kadastro tespitine itiraz ile davalı adına senetsizden bahçe ve tarla cinsi ile tespit edilen 101 ada 87 ve 66 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının kadim köy yolu olduğunu belirterek ifrazı ile yol olarak haritasında gösterilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazların kendisine ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Kadastro mahkemesince; “Davacının talebi taşınmazın bir kısmının ifrazı ile yol olarak gösterilmesini talep ettiği, ne var ki davanın kabulü durumunda nizalı kısmın ifrazı sonucunda yol olarak tescil edilmesi mümkün değildir. Sadece haritasında gösterilmesine karar verilmesi imkan dahilindedir. Bu husus ise kadastro mahkemelerinin sicil oluşturma yükümlülüğünün ihlali niteliğindedir…” gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Görevsizlik kararı temyiz edilmeden kesinleşip yasal süresinde asliye hukuk mahkemesine gelen dosyada mahkemece, nizalı taşınmazın kadim köy yolu vasfında iken 1979 yılında yeni köy yolunun yapılması ile yol vasfını yitirdiği, davalının zilyetlik ile kazanmasının mümkün bulunduğu nedeniyle davanın reddine, dava konusu … no’lu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazın öncesinin yol olduğu, tapulama çalışmaları sırasında yol olarak gösterilmeyip dava konusu parsellere katıldığı ve bu yoldan yararlanma hakkının tapulama tespitinden önce de var olduğu ileri sürüldüğünden çekişmeli yerin yol olup olmadığının tespiti kadastro mahkemesinin görevine girer.
Mahkemece bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esastan sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.