YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7565
KARAR NO : 2012/8472
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.03.2011 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalıya ait 115 ada 4 parsel sayılı taşınmazın sınırına dikilen kavak ağaçlarının yapraklarının ve köklerinin 116 ada 5 parsel sayılı taşınmazına zarar verdiğini ayrıca ağaçların yıkılması durumunda da telafisi güç zararın doğabileceğini ileri sürerek ağaçların sökülmek suretiyle komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait taşınmaz ile kendi taşınmazı arasında yol bulunduğunu, zararın olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya ait 115 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan 9 adet kavak ağacının kesilmek suretiyle kal’ine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 683. maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar
veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.
Somut olayda, mahkemece mahallinde yapılan keşif sonrası fen bilirkişisinden alınan 19.10.2011 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde dava konusu kavak ağaçlarının davalıya ait 115 ada 4 parsel sayılı taşınmazın sınırında bulunduğu, davacıya ait 116 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile arasında yol bulunduğu, kavak ağaçlarının davacıya ait taşınmazdaki binaya uzaklığının ise 11 metre olduğu ancak kavak ağaçlarının yıkılması durumunda davacı taşınmazındaki binaya zarar verebileceği belirtilmiştir. Ziraat bilirkişisinden alınan 25.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda ise kavak ağaçlarının köklerinin zarar vermediği ifade edilmiştir. Bu durumda komşuluk hukuku yönünden henüz gerçekleşmiş bir zarar mevcut olmadığından davanın reddi gerekirken isteğin yazılı bazı gerekçelerle hüküm altına alınması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.