Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/7624 E. 2012/8412 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7624
KARAR NO : 2012/8412
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.06.2007 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve ariyet olarak teslim edilen menkullerin teslimi ya da bedelinin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi istemi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil istemi ve menkul bedellerin tahsiline, … hakkındaki davanın reddine dair verilen 08.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 3198 parsel sayılı taşınmazda 15 yıl süre ile intifa hakkı sahibi olduğunu, davalı şirket ile yaptığı bayilik sözleşmesine göre intifa hakkına konu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını ancak bayilik sözleşmesinin 30.04.2007 tarihinde feshedilmesine rağmen davalının taşınmazı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi, teslim edilen menkullerin değerinin tahsili ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Yargılama aşamasında ise taşınmazın el değiştirdiğini, yeni malikin taşınmazı kullanıyor olabileceğini, bu nedenle davasını yeni malike karşı yöneltebileceğini, bu hususun saptanmasını, yeni malikin elatması var ise davalı şirkete ait davasının tefrikini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiş, yargılama aşamasında dava kendisine ihbar edilen intifa hakkına konu taşınmazın maliki … aleyhine açılmış bir davanın bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin tespiti ile davalıya teslim edilen menkullerin bedelinin tahsili ve ecrimisile hükmedilmiş, elatmanın önlenmesi davası yönünden davanın konusu
kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, … hakkındaki davanın da reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava, intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi, bayilik sözleşmesi uyarınca davalıya ariyet olarak teslim edilen menkullerin bedelinin tahsili ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 794 ve devamı maddelerinde düzenlenen intifa hakkı sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar. Bu yetki kapsamında da taşınmazın kullanımını engelleyen kişi ya da kişilerin elatmasının önlenmesini isteyebilir.
Somut olayda da; dava konusu 3198 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilmiş intifa hakkı bulunmaktadır. Davacı bu hakkını 26.10.2004 tarihli bayilik sözleşmesi ile davalı şirket aracılığı ile kullanmakta iken bayilik sözleşmesinin feshedildiğini ancak taşınmazın bayii tarafından kullanılmaya devam edildiğini, ayrıca ariyet olarak bırakılan menkullerin de teslim edilmediğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, menkullerin bedelinin tahsili ile ecrimisil talep etmiştir. Yargılama aşamasında intifa hakkına konu taşınmaz el değiştirmiş ve davanın ihbar edildiği … taşınmazı satın almıştır.
Taşınmaz malikinin el değiştirmesi üzerine davacı yeni malikin taşınmazı kullanıyor olabileceği bu nedenle keşif yapılarak elatmasının bulunup bulunmadığının saptanmasını, elatma var ise elatmanın önlenmesi davasının yeni malike yöneltileceğini ve davalı şirket aleyhine açılan ariyet bedelinin tahsili ve ecrimisil davasının da ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmesini talep etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 125. maddesi dava konusunun devrini düzenlemektedir. Anılan maddenin (a) bendi uyarınca, yargılama aşamasında davalı tarafın dava konusunu üçüncü kişiye devretmesi halinde davacı isterse devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı devam eder. Eldeki davada intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi istenmiş, dava dava tarihinde taşınmaza elattığı ileri sürülen kişiye karşı yöneltmiştir. Davalı şirket dava açıldığı tarihte de taşınmazın maliki değil, sadece bayilik sözleşmesine göre taşınmazı kullanan kişidir. Yargılama aşamasında elatmasına son vermiş ve yeni malik taşınmazı kullanıyor olsa bile burada HMK’nun 125. maddesinde düzenlenen dava konusunun devri söz konusu olmayacaktır. Dava konusu intifa hakkına konu olan taşınmaza elatma olup, taşınmazın temliki dava konusunun devri anlamına gelmemektedir. Bu nedenle de davacının anılan 125. maddeden kaynaklanan bir hakkı bulunmamaktadır.
Ancak, taşınmazın yeni maliki …’a dava ihbar edilmiş, ihbar edilen kişi sıfatı ile davada sıfatı olmadığını savunmuştur. Gerçekten de, … davada davalı sıfatı kazanmamıştır. Bilindiği gibi taraf sıfatı doğrudan dava konusu olan subjektif hakla ilgilidir ve taşınmazın yeni malikinin intifa hakkı yönünden bu hakka katlanma yükümlülüğüne sahiptir. Bu hakkı ihlali söz konusu olduğunda ise intifa hakkı sahibi bu hakka elatmanın önlenmesini ayrı bir dava ile isteyebilir.
Yapılan tüm bu açıklamalardan da anlaşıldığı gibi intifa hakkına konu taşınmazın maliki davada davalı sıfatına sahip değildir. Ancak, mahkemece bu husus gözardı edilerek aleyhine açılmış bir dava varmış gibi davanın reddine karar verilmesi, ayrıca lehine vekalet ücretine de hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan davacının elatmanın önlenmesi istemi hakkında davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur. Davanın konusuz kalması halinde esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulurken işin esası hakkında da inceleme yapılarak haksız çıkan tarafdan yargılama giderleri ve bu giderler kapsamında vekalet ücretinin de tahsiline karar verilmelidir(HMK m.331/1). Mahkemece konusuz kalan davanın açılmasına hangi tarafın sebebiyet verdiği araştırılarak, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği kanaatine ulaşılması halinde de elatmaya konu intifa hakkı bedeli üzerinden davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu yönde bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.