YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7657
KARAR NO : 2012/8476
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.10.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 05.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, arsa sahibine isabet eden bağımsız bölümün arsa sahibinden satın alındığı iddiası ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli tüketici mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki Yasa açısından önemli olan davanın taraflarının Yasanın 3.maddesinde tanımları yapılan kişilerden olması, yerine getirilmesi istenen hakkın da yasada tanımlanan satıcı ile yine yasada tanımı yapılan tüketiciyi ilgilendirmesidir. 4077 sayılı Yasanın 3. maddesinin (f) bendindeki tanıma göre de; satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. Davalı arsa sahibi yasada tanımlanan satıcı niteliği bulunmadığı, 4077 sayılı Yasanın 23. maddesinde hükme bağlanan tüketici mahkemesinin görev kapsamına alınmadığı görülmektedir.
Somut olayda, davalı arsa sahibi … 11.09.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince hissesine isabet eden bağımsız bölümü 11.09.2009 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satışını vaat etmiştir.Yüklenici ile davacı arasında bir akdi ilişki mevcut olmadığından davanın tüketici mahkemesinde değil genel mahkemede görülmesi gerekir.
Mahkemece çekişmenin esası incelenerek bir hüküm kurulması yerine görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.