Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/7750 E. 2012/10571 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7750
KARAR NO : 2012/10571
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … vd.

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … mirasçıları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla olduğu iddiasıyla açılmıştır.
Mahkemece 16.03.2006 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı asil tarafından 08.05.2006 tarihinde temyiz edilmiştir.
Kararın Dairemizce onanması üzerine, davalı … mirasçıları, davalı murislerinin 15.05.2003 tarihinde öldüğünü gösteren veraset ilamı sunarak karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
Bu defa yapılan dosyanın incelenmesi sonucunda; davanın 30.11.2005 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinin 21.12.2005 tarihinde davalı …’ya adres kapalı olduğundan Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği görülmüş ise de davalı … mirasçılarının sunmuş oldukları mirasçılık belgesinden davalı Seydi’nin dava açılmadan önce 15.05.2003 tarihinde vefat etmiş olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar Dairemizce hüküm 17.10.2006 tarihinde davalının temyizi üzerine onanmış ise de davalı … o tarihte ölü olduğundan hükmü temyiz etmesi mümkün olmadığından Dairemizin 17.10.2006 tarihli, 2006/8513-11321 esas ve karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Dairemizin onama ilamının kaldırılmasından sonra davalı … mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi; Dava ehliyeti davada taraf olma ehliyetidir. 6100 sayılı HMK’nun 50.maddesinde medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı hüküm altına alınmıştır. Yasa hükmünde belirtildiği üzere taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir. Maddede gerçek ve tüzel kişi ayırımı yapılmaksızın, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların davada taraf ehliyetine de sahip olacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun “Tarafta iradî değişiklik” başlıklı 124. maddesi gereğince;
Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.
Türk Medeni Kanununun 28. maddesinde ise; gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitireceğinden aleyhine dava açılamaz ise de; yukarıda belirtildiği üzere maddi hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi, davacının tüm özeni göstermesine rağmen dava açacağı kişiyi doğru tespit edememesi, kısa süre önce kendisiyle işlem yapılmış ya da sadece vekiliyle muhatap olunmuş bir işlemden sonra muhatabın ölmesi durumlarında yanlış taraf gösterilmesi dürüstlük kuralına aykırı değilse ortaya çıkan dava ilişkisi sebebiyle daha üstün bir yarar dikkate alınarak yargılamaya gerçek tarafla devam edilmelidir.
Bu durumda mahkemece, ölen kişinin veraset belgesi ile belirlenen tüm mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle davanın esasına girilmesi gerekir.
Somut olayda; …’nın 15.05.2003 tarihinde, dava tarihinden önce vefat etmiş olması nedeniyle taraf ehliyetini yitirdiğinden aleyhine dava açılamaz ise de, davacı Hazine tarafından tapu kaydında malik görülen kişiye karşı dava açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı Hazine tarafından dosyaya sunulmuş olan mirasçılık belgesinde isimleri belirtilen … mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra, tarafların göstereceği deliller toplanıp, değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı mirasçıları vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.10.2006 tarihli, 2006/8513 – 11321 esas ve karar sayılı onama ilamının KALDIRILARAK, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.