Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/7837 E. 2012/8474 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7837
KARAR NO : 2012/8474
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.11.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ecrimisil ıslahla tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 166 ada 18 parsel sayılı taşınmazından, davalının kamulaştırma işlemi yapmadan yüksek gerilim hattı geçirmek suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek davalının elatmasının önlenmesini, elektrik direğinin kal’ini ve 1000 TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı 31.07.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile maliki olduğu 166 ada 18 parsel sayılı taşınmazının içerisinde kalan kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tescil edilen 166 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde 19 parsel sayılı taşınmazın değeri ile davalıya ait elektrik direği nedeniyle 18 parsel sayılı taşınmazında oluşan değer kaybının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Islah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesidir. 6100 sayılı HMK’nun 176/1 maddesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği belirtilmiştir. Islah isteminin tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği de HMK’nun 177. Maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; davacı, mülkiyet hakkına dayanarak elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat talep etmiş, 31.07.2008 günlü dilekçesi ile usulüne uygun şekilde davasını tamamen ıslah ederek tapu iptali ve tescil, kademeli olarak da
tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece davacının ıslah ile istemde bulunduğu talep dikkate alınmadan, dava elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat olarak nitelendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacının HMK’nun 176 ve devamı maddelerine uygun ve geçerli ıslah istemi incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.