YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8349
KARAR NO : 2012/10138
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 21.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera özel siciline kaydedilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Yukarıhöyük Köyü halkından …, … ve … tarafından; dava konusu 155 ada 2, 158 ada 1 ve 2 parsellerin, köy halkının kadimden beri kullandığı merası olduğu halde kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiği daha sonra 155 ada 1 parselin yargılama sırasında …’a satıldığı belirtilerek davalılar Hazine adına olan tapuların iptali ile Yukarıhöyük Köyü merası olarak özel siciline kaydı isteğine ilişkindir.
Davalılardan Hazine ve … davanın reddini savunmuş diğer davalı Yukarıhöyük Köyü Tüzel Kişiliği duruşmalara katılmamış savunmada da bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 155 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına olan ve 158 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Yukarıhöyük Köyü merası olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan Hazine vekili temyiz etmiştir.
Dava, mera iddiasına dayalı tapu iptali ve sınırlandırma isteğine ilişkindir.
Hukuki nitelikleri itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan meralar özel mülkiyete konu olamazlar. Bu nedenle de mülkiyeti devlete ait olan yerlere ilişkin davayı Hazine açabileceği gibi meraların sınırları içinde bulunduğu ve yararlanma … olan köy tüzelkişilikleri ve belediyelerin de dava açma hakları vardır. Ancak, somut olayda olduğu gibi, köy muhtarının dava açmaması ya da taşınmazın tarla niteliğinde kalmasında menfaati bulunması halinde köy halkından bir ya da birkaç kişinin dava açma … olup olmadığı sorunu karşımıza çıkmaktadır.
Somut olayda; dava köy halkından olan gerçek kişiler tarafından açılmıştır. Köy adına dava açmak ve açılan davayı takip yetkisi ile köy aleyhine açılan davalarda köyü temsil yetkisi 442 sayılı Köy Kanununun 37/7.maddesi uyarınca köy muhtarına aittir. Köy muhtarının hukuki bir engelinin çıkması durumunda bu yetki aynı Kanunun 33/b maddesine göre köy derneğinin seçeceği temsilciye tanınmıştır.
Bu açıklamalardan sonra kısaca belirtmek gerekirse, o köyden bazı kişilerin köyün menfaatini ileri sürerek şartlar oluşmadan köy adına veya köyü temsilen dava açma yetkileri bulunmamaktadır.
Mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi yerine esastan incelenerek sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 13.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.