Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/8530 E. 2012/10691 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8530
KARAR NO : 2012/10691
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, üye olunan yapı ortaklığı nedeniyle tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek tazminat taleplerine ilişkindir.
Davalı, belirlenecek daire bedelinin ödenmesi halinde tapuyu devredeceğini aksi halde davacının ödediği bedeli iade edeceğini, davacının dairesinde oturduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının üyelik tespiti ile tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine, geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği 28.250,00 TL’nin davalıdan alınmasına dair verilen ilk hüküm Dairemizce, davalının hükmü temyiz etmeyerek, satış bedelinin davacının iddia ettiği kadar yani 25.350,00 TL olduğunu kabul ettiği, yerinde keşif yapılarak ve taşınmaza ait tasdikli projelerden yararlanılarak taşınmazda kat irtifakı kurulacakmış gibi her bir bağımsız bölüme dağıtılacak arsa paylarını inşaatçı ve mimar bilirkişilere hesaplatmak, bu hesaplama sonucu dava konusu taşınmaza isabet edecek arsa payını, davalının arsa payından düşerek davacı adına tescil edilmesi gerektiğine işaretle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, davacının daire bedeli ile ödenen paralar ve yapılan masraflar toplamı arasındaki farkı süresi içinde bankaya bloke ederek dekontunu sunduğu, bu itibarla tescil talebi bakımından yasal şartların oluştuğu gerekçesiyle 783 ada 14 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan B blok, zemin kat, 1 no’lu dairenin davalı adına olan tapu kaydının arsa payı ile birlikte iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.Dairemizce hüküm, davalının ilk yargılama sonucu verilen hükmü temyiz etmeyerek, dava konusu taşınmazın satış bedelinin davacının iddia ettiği kadar yani 25.350,00 TL olduğunu kabul ettiği, mahkemece, bu husus gözetilerek bedel depo ettirilmeden dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma ilamından sonra tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olduğu görülmüştür.
10.04.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.