Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/8669 E. 2012/9873 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8669
KARAR NO : 2012/9873
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 19.02.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit … kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 85 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığı ileri sürerek davalılara ait 84 ve 181 parsel sayılı taşınmazdan geçit … kurulmasını talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece, 84 ve 181 parsel sayılı taşınmazdan davacı taşınmazı lehine geçit … kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit … kurulması isteğine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit … verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit … verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit … taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak … olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit … tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet … kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir.
Geçit … kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Somut olayda; davacı 85 parsel sayılı taşınmazı için davalılara ait taşınmazlardan geçit … talep etmiştir. 85 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığı sabittir. Mahkemece geçit ihtiyacını saptamak ve
uygun güzergahı belirlemek için keşif yapılmış, bilirkişi raporlarına göre üç farklı güzergah saptanmış ve bunlardan 84 ve 181 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden saptanan 3 numaralı güzergahın uygun olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki 85 parsel sayılı taşınmazın güneyinde yer alan 178 ve 179 sayılı parsellerden geçit … kurulmasının uygun olup olmadığı değerlendirilmemiştir.
Mahkemece, geçit irtifakının komşuluk hukukunun getirdiği yükümlülüklerden biri olduğu bu nedenle objektif kriterlere göre komşularına en az külfet getirecek güzergahın saptanması gerektiği hususu gözardı edilmiştir. Bu nedenle, mahallinde yeniden keşif yapılarak; bilirkişiler aracılığı ile genişliği 2,5-3 metre olmak koşuluyla taşınmazların niteliği ve birbirine göre fiziki konumları gözetilerek tüm alternatifler değerlendirilmeli, her bir geçit alternatifinin maliyeti ayrıntılı olarak saptanmalı, denetime elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra da sonuca gidilmelidir. Belirlenen uygun güzergahın geçit bedeli de hükümden önce depo ettirilmelidir. Tüm bu hususlar üzerinde durulmadan yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.