YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9097
KARAR NO : 2012/10557
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.12.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili 08.10.2011 tarihli dilekçesi ile davasını bedel davasına dönüştürerek 7.629,88 TL nin dava tarihinden itbaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu yapıyı 1997 yılından itibaren kullandığını, … olan kişiye bedeli ödemeye razı olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 6.834,66 TL tazminatın davacıya ödenmesine, bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen tecavüzlü kısımların tapu kayıtlarının iptali ile davalının parseli ile tevhid edilerek davalı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Islah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesidir. 6100 sayılı HMK’nın 176/1 maddesinde “taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği”, aynı Kanunun 177. maddesinde “ıslah isteminin tahkikatın sona ermesine kadar sözlü veya yazılı yapılabileceği, karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneğinin, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirileceği” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; davacı, mülkiyet hakkına dayanarak elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talep etmiş, 08.10.2011 günlü dilekçesi ile davasını ıslah ederek bedel davasına dönüştürmüşse de ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmediğinden ve davalı taraf duruşmada hazır bulunmadığından davalının savunma … kısıtlanarak usulüne uygun ıslah bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.