YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9326
KARAR NO : 2012/9885
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 18.04.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 670 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilinde murisinin yanlış yazılan kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun şekilde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-6100 sayılı HMK’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297/1 maddesinde bir kararın kapsaması gereken hususlar belirtildikten sonra 297/2 maddesinde de; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
Somut olaya gelince, mahkemece, 670 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi talep edildiği halde, hem söz konusu bu parsel hem de hakkında talep olmayan 85 parsel yönünden, 85 parselin imar sonrası oluştuğu belirtilerek bu parselde pay sahibi olan davacının murisinin payı belirtilmek suretiyle düzeltme yapılmıştır.Küçükçekmece Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 26.08.2011 tarihli yazısından, 85 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması nedeniyle kapatılmış olduğu bildirilmiştir.Bu haliyle hüküm infaza elverişli değildir.
Mahkemece 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm sonucunun HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan “imar uygulaması sonucu safra mahallesi 85 parsel olan 150/800 pay itibariyle” sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, 10.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.