Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/9831 E. 2012/11122 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9831
KARAR NO : 2012/11122
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.11.2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve kötüniyet tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 22.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, sözleşme konusu mobilya iskeletinin teslim edilmemesi nedeniyle peşin ödenen iş bedelinin tahsili istemiyle girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatı istemleriyle açılmıştır.
Davalı, yetki itirazında bulunmuş, işin esası bakımından da davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, icra takip dosyasının yetkili İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Belirtildiği üzere dava, icra takibine itirazın iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden icra takibinin Gaziantep’de yapıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın da Gaziantep mahkemelerinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı aynı zamanda icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiştir. Hiç kuşkusuz, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin bulunmasına bağlıdır. Gerek icra dairesinin yetkisine, gerekse buna bağlı olarak mahkemenin yetkisine itiraz söz konusu ise, mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda icra dairesi yetkili ise çekişmenin esasının incelenmesi, yetkili değilse ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığından davayı reddetmesi gerekir (Yargıtay HGK’nun 20.03.2002 tarihli, 2002/13 -241 E. 208 K. sayılı ilamı). İcra dairelerinin yetkisini düzenleyen İcra ve İflas Kanununun 50/1. maddesi hükmüne göre ilamsız icra takiplerinde 6100 sayılı HMK’nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir. (HMK m. 6 ) Bunun dışında aktin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HMK m.10). Ayrıca, taraflar yetki sözleşmesi düzenleyerek yetkili olmayan bir icra dairesini de yetkili kılabilir (HMK m.17).
Somut uyuşmazlıkta; davalının yerleşim yeri takip talepnamesinde belirtildiği gibi Adana’dır. Sözleşmeye konu mobilya iskeletinin imal edileceği yer de Adana’dır. Ayrıca taraflar arasında, icra dairesinin yetkisine ilişkin bir yetki sözleşmesi bulunmadığı da çekişmeli değildir. Bu nedenle, mahkemece de Adana İcra Dairelerinin yetkili olduğu doğru olarak saptanmıştır. Ne var ki, yetkisizlik halinde yukarıda açıklandığı üzere ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken icra takip dosyasının Adana İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Kararın açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.