YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10609
KARAR NO : 2013/14475
KARAR TARİHİ : 15.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.12.2008 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi kal tazminat birleştirilen davada tapu kaydının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın reddine dair verilen 13.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteğinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl davada davacı, maliki olduğu 144 ada 10 parsel sayılı taşınmazında bulunan su kaynağına yakın mesafede davalının 144 ada 9 parsel sayılı taşınmazında yaptığı kazı çalışması nedeni ile su kaynağının kuruduğunu belirterek davalının suya elatmasının önlenmesini, su kaynağının eski hale getirilmesini, kazının kal’ini ve 1000 TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı maliki olduğu 10 parsel sayılı taşınmazdaki su kaynağının davalıya ait 144 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına yolsuz olarak yazıldığını belirterek terkini ile birlikte su kaynağının kendisine ait 10 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu suyun 9 parsel sayılı taşınmazdan çıktığını, taşınmazlar arasında kot farkı olduğunu ileri sürerek davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişileri tarafından düzenlenen rapora ekli krokide gösterilen su kaynağının her pazartesi gece 00,00’dan perşembe 24,00’a kadar davacı tarafça; her cuma gecesi 00,00’dan pazar 24,00’a kadar davalı tarafça kullanılmak suretiyle davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, davacının kazıların kal’i, su kaynağının eski yerine getirilmesi, ecrimisil taleplerinin reddine, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının birleştirilen davası yönünden tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının asıl davası yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; dosya içerisindeki 14.10.2011 tarihli jeoloji bilirkişi raporunda başlangıçta 10 parsel sayılı taşınmazda bulunan su kaynağının 9 parselde yapılan kazı çalışması sonrası bu parsele sızarak kaydığı, 10 numaralı parselde daha derin bir çalışma yapıldığında bu parsele sızıntı olacağı belirtilmiştir. Yine 07.12.2012 tarihli jeoloji bilirkişi raporunda da dava konusu kaynak suyunun 10-15 metre kadar güneyinde davalı taşmazında açılan kazı ile kuruduğu, suyun az bir kazı ile yer değiştirebilecek özelliğe sahip olduğu, her iki parsel sınırında ortak tek bir kazı ile suyun debisinin daha da artacağı ortak bir çalışmanın yapılması ve suyun her iki taraf arasında eşit paylaşımının sağlanmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda davacı kaynağının kurumasına davalı tarafından yapılan kazı çalışmasının neden olduğu belirtilmiş ancak davalı tarafından açılan yarmanın kapatılması halinde suyun eski hale dönüp dönmeyeceği hususu tespit edilmemiştir.
Bu hususun yanında mahkemece tarafların suya olan ihitiyaçları bilirkişi marifetiyle tespit edilmeden su rejimi kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, mahallinde jeoloji, ziraat ve fen bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak tarafların suya olan ihtiyaçları belirlenmeli, davalı tarafından açılan yarmanın kapatılması durumunda suyun eski hale dönüp dönmeyeceği araştırılmalı şayet suyun eski hale dönmesi mümkün değil ise davalının açmış olduğu yarmadan tarafların ihtiyaçları saptanmak suretiyle gerekirse tarafların sudan ortaklaşa yararlanabileceği bir su düzeneği ve su rejimi oluşturulmalıdır.
Değinilen yönler gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 15.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.