YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10717
KARAR NO : 2013/11556
KARAR TARİHİ : 13.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 11.03.2013 gün ve 2013/1889 E-2013/3522 K. sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacının temyiz etmesi üzerine Dairemizin 11.03.2013 tarihli ve 2013/1889-3522 sayılı ilamı ile 27.12.2005 tarihli ve “tutanak” başlıklı adi yazılı belgenin inanç sözleşmesi olduğu ve bu nedenle tescil isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Davalı vekili kararın düzeltmesini istemiştir.
İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 5578 sayılı Kanunla değişik 8. maddesi ile; Tarım arazileri, doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmış; belirlenen parsel büyüklüğünün mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamayacağı, tarım arazilerinin bu büyüklüklerin altında
ifraz edilemeyeceği, bölünemeyeceği veya küçük parsellere ayrılamayacağı, kural olarak tarım arazilerinin, belirlenen büyüklükteki parsellerden daha küçük parçalara bölünemeyeceği, bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların üçüncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği veya rehnedilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu nedenle; yukarıda belirtilen bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinde oluşmuş hisselerin üçüncü şahıslara satılması devredilmesi yasaklanmakta olup bölünemez büyüklükte ve birlikte mülkiyetin söz konusu olduğu tarım arazilerinin, paydaşlarının veya iştirakçilerinin tamamının birlikte katılımı ile üçüncü kişiye satışı yapılabilir, devredilebilir.
Davaya konu olayda, yukarıda açıklanan bozma ilamında da ifade edildiği şekilde bir inanç sözleşmesinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, inanç sözleşmesi gereğince tapu iptali ve tescile karar verilebilmesi için davacının adına tescilini istediği payın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gerekir. Bu hususta mahkmece herhangi bir araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, 27.12.2005 tarihli inanç sözleşmesine konu taşınmazın belirlenen tarımsal niteliğinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl veya İlçe Müdürlüğünden sorulup görüşü alındıktan sonra tescilin mümkün olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Yapılacak araştırmaların sonucuna göre satışa konu payın, arazinin büyüklüğü itibariyle belirlenen tarımsal niteliğine göre satışının mümkün olmadığının anlaşılması halinde tapu iptali ve tescil davasının reddine, aksi halde kabulüne karar verilmesi gerekir.
Dairemizce, hükmün bu gerekçe ile bozulması gerekirken inanç sözleşmesine değer verilerek davanın kabul edilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasının maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmış olduğundan davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.03.2013 tarihli ve 2013/1889-3522 Esas-Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA hükmün yazılı değişik gerekçe ile BOZULMASINA, 13.09.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.