YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11227
KARAR NO : 2013/11750
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.05.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, borçlu ortaklar … ve …’ın borcundan dolayı İİK.nun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesi uyarınca davalıların hissedarı oldukları 2043 parsel sayılı taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Elbirliği mülkiyetinde borçlu ortağın alacaklısı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun bağımsız payının haczini ve satışını isteyebileceğinden yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini istemesi yasa koyucunun amacına uygun değildir.
Ancak, 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi hükmü gereğince, pay satışı mümkün olmayan paylı mülkiyete tabi tarımsal nitelikli taşınmazlarda ise, alacaklı yetki belgesine dayalı olarak taşınmazın tamamının satılması suretiyle paydaşlığın giderilmesini isteyebilir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazda borçlular … ve …’ın müstakil payları olduğu görülmektedir. Kural olarak borçluların müstakil payları olduğundan bu payların haczi ve cebri satışı suretiyle alacaklının alacağını elde etmesi mümkün olmakla birlikte, 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca dava konusu payların icra yoluyla satışına engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece, taşınmazın tarımsal niteliğinin tarım müdürlüğünden sorularak, payın cebri icra yoluyla satışının mümkün olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.